H.

“Onu hiç anlayamamışım.Sözlerine değil davranışlarına göre değerlendirmeliydim.Onu yapayalnız bıraktım.Yaptığı kaprisin bana olan sevgisinden kaynaklandığını düşünemedim.Çiçekler çelişkilerle dolu !Ama bende onu nasıl seveceğimi bilemeyecek kadar gençtim.”
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Bırak,aynalar kırılsın! Kim olduğunu unutup başkasının sana bakışını kimliğin saymaya başladın.Kime göründüğüne bağlıysa kimliğin,gözler kadar parçalanıyorsun.Sığındığın ne kadar nazar varsa,o kadar kovulmaya yazılıyorsun.Bırak aynalar parçalansın;sen bütün kalasın.
“Niçin siz insanlar,diye haykırdım,”bir konudan söz etmek için,hemen,bu budalacadır,şu akıllacadır,bu iyi bu kötüdür demek zorundasınız!Yargılandığınız eylemin içsel koşullarını araştırdınız mı?Eylemi meydana getiren,onu bir zorunluluk haline getiren nedenleri kesin olarak belirleyebiliyor musunuz?Eğer yapmış olsaydınız yargılarınızı öne sürerken bu kadar aceleci olmazdınız.”
“Biz insanlar,”güzel günlerin bu denli ve kötü günlerin bu denli çok olmasından yakınıyoruz.Tanrının her gün bağışladığı sevinçlerin tadını çıkarabilmek için her zaman açık bir yüreğimiz olsaydı kötülüklere dayanabilme gücünü de bulurduk.”