beikhan

7/10
·471 syf.··
2022 3. kitabı
·
32 günde okudu
·
Okunma: 01 Şubat 2022 00:00
"Bak sana ne diyeyim. Bir erkeğin kalbi fesat, habis bir şeydir, Meryem. Bir ananın rahmine hiç benzemez. Kanamaz, sana yer açmak için genişlemez." Sayısız yerde rastladığım bu alıntının vesilesiyle kitabı okudum. Afganistan'da Sovyetler müdahalesi ve sonrasında (1950-) yaşayan kadınların hayat hikayesini konu edinen bu kitap, saf kötülüğün dine yamanmasını çok iyi anlatıyor. Kendilerine zararı dokunmadığı sürece hiçbir şeye tepki göstermeyen, kimseye hesabını vermek zorunda olmadığı için elinden gelen kötülüğü ardına koymayan (müslüman) erkek tasviri dehşet verici ve bizim için bir o kadar da tanıdık. İnsanı ülkesinden fazla maden çıkmadığına şükrettiriyor. Kitap boyunca fırıldak gibi fraksiyondan fraksiyona atlayan Afgan grup liderlerini görüyoruz. Filler tepişirken çimenler eziliyor. Nihayet kitabın sonuna doğru Afganistan'a bu sefer ABD müdahale ediyor. Kitap boyunca savaşın yol açtığı acıları betimleyen yazar, bu müdahaleyi adeta kurtuluş gibi kitabına yansıtıyor. Bu müdahaleyi bu denli olumlu anlatışı ister istemez kitabın amacını okura sorgulatıyor ve batı propagandası amaçlılığı yönünde şüphe uyandırıyor. (düzenlendi) [23:32] Yazarın hiçbir şekilde Afgan egemenliği/özgürlüğü üzerine yorum yapmaması da bu şüpheyi körükleyen nedenlerden biri. Kendi yorumuna göre Afgan halkı tıpkı Titanic filmindeki gibi kendisini kurtaracak bir "Jack" bekleyişinde ve kendisine başka çıkış yolu görmemekte. Bir ulusun kendi egemenliğini hiç arzu etmemiş olması da Kurtuluş Savaşı vermiş bir ülkenin vatandaşı olarak bana hayli gerçekdışı geliyor. Yazarın 14 yaşındaki kızlara yüklediği olağanüstü annelik içgüdüleri ise gerçekdışılığa bir çentik daha atıyor. Cinselliğin tabu olarak görüldüğü bir coğrafyada, ilk deneyimlerinden hamile kalmış bir kız çocuğunun yanında yol gösterici
Edebiyat
Bin Muhteşem Güneş (Midi Boy)Khaled Hosseini · Everest Yayınları · 2018119,5bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
8/10
·67 syf.··
2022 3. kitabı
·
32 günde okudu
·
Okunma: 01 Şubat 2022 00:00
Tam bir bilinç akışı romanı. Bir romanın olmazsa olmazı yer ve zaman mefhumlarından muaf, adeta ölüm döşeğindeki hastanın gözünün önünden geçen film şeridi tadında kaleme dökülmüş kelimeler. Okuru şaşırtıp duruyor, bir yerden sonra takip etmeyi bırakıp "film"in akışına kapılıyorsunuz. Çocukluktan yetişkinliğe uzanan bu bilinç akışını ilginç kılan yazarın alışılmışın dışında deneyimleri. Kendisi bir anda Fatih Çarşamba'da, sonra Beyoğlu'nda, bir an sonra Paris'te, Berlin'de, bazı zamanlar ise akıl hastanesinde. Akıl hastanesi ise anıları en çarpıcı olanları. Belki de en çok orada kendisiyle baş başa kaldığı için... Romanın ne kadarının otobiyografik, ne kadarının yazarın yazın gücü olduğunu kestirmek güç. Romanın otobiyografi olduğuna dair kesin bir ifadesi de olmamış. (Ya da ben göremedim.) Sanırım yazar yorumu okura bırakmış. Romanda Eski İstanbul'u, yaşadığımız yerleri, yürüdüğümüz sokakları yıllar öncesinden okumak çok keyif veriyor. Pek iç açıcı bir hikayesi olmadığından bu İstanbul anıları gülümseten nadir anlardan diyebilirim. Enteresan bir okumaydı, Türk kadın yazarlara daha çok şans vermeliyim diye düşündüm.
Edebiyat
Çocukluğun Soğuk GeceleriTezer Özlü · Yapı Kredi Yayınları · 202520,4bin okunma

beikhan

, bir kitap okudu
7/10
·471 syf.··
32 günde okudu
·
Okunma: 01 Şubat 2022 00:00
·
2022 3. kitabı
Khaled Hosseini
9.2/10 · 119,5bin okunma