Merhaba arkadaşlar,
önümüzdeki hafta askerlik görevimi yerine getirmek için mevcut sosyal çevremden ve bütün bu şehir hayatından kopup kışlaya teslim olacağım. orada arkadaş edinmek falan istemiyorum biraz içime dönerim diye umut ediyorum.
bu süre boyunca hergün imkan buldukça bir askerlik güncesi tutacağım ancak akşamları sanırım okumak içinde hayli zamanım olacak.
askerlik yapsaydınız okurdum dediğiniz kitaplar önerebilir misiniz? o atmosferde kişiyi canlı tutacak türden birşeyler belki?
iyi akşamlar
Bilhassa da zihinsel değişimlere sebep olan maddelerle kuşatıldığımız şu dönemlerde, Jekyll'ın Hyde'a dönüşmek için hazırladığı şeytani ilaç da yorumlanmayı hak ediyor. Çoğunlukla ya da en azından bazı durumlarda, alkolün insanları Jekyll'dan Hyde'a dönüştürdüğünü fark ettim.
Birisi bir iki bardak içene kadar iyi bir insan, sonra bir bakmışsınız çirkin tarafı ortaya çıkmış. Tıpkı hikayemizdeki Hyde'ın kendi karanlık hayatını yaşayabilmek için Jekyll'ın ilacı almasını arzulaması gibi, bazı durumlar da içme dürtüsünün altında gölgenin kendini gösterme çabası olabilir.
Kısacası, Stevenson' ın hikayesinde dişil olan kötü gösterilir; soğuk, cadı gibi, zayıf, etkisiz veya mağdurdur. Bu, dişilin etkisiz hale getirildiğine ve durumda yardımcı bir etkisi olamadığına işarettir. Psikolojik dile tercüme edersek, Jekyll'ın da yaptığı gibi psikolojik bilinç reddedildiğinde dişil tarafımız, ruhumuz güçsüz, takatsiz kalır ve umutsuzluğa düşer. Bu bir trajedidir çünkü başka türlü çözülemeyecek bir soruna çözüm bulmaya yardım edebilecek olan güç işte tam da bu dişil güçtür.
Karşıtların gerilimini taşımak Çarmıha Gerilmek gibidir. Karşıtlar arasında asılı durmamızı gerektirir ve bu acı vericidir. Fakat bu asılı kalma halinde Tanrı'nın lütfu içimizde etkisini gösterebilir. İkilik sorunumuz hiçbir zaman ego seviyesinde çözüme kavuşturulamaz; rasyonel çözümlerin bu konuda hiçbir tesiri yoktur. Ancak bir sorunun bilincinde olduğumuz zaman Benlik yani içimizdeki lmago Dei kişiliğin irrasyonel bir sentezini ortaya çıkarabilir.