Hayatın tabiatı, tıpkı okyanusun dalgaları
gibi sürekli bir gelgit halinde akıp gitmek. Bu medcezir halinin yarattığı duygu içinde, içimizde değişmeyen derin bir gerçeklik bulduğumuzda, dalgalara direnerek altüst olmak yerine dalgaların üzerinde yolculuk yapabilmek mümkün.
Mutluluk tek başına bir amaç olamaz. Kederi içinin mağaralarında gezdirmeyen bir insan orada neşeyi de ağırlayamaz. Istırap bizi insan kılar. Bize ayaklarımızı
basacağımız sağlam bir zemin verir. Böylece başka insanlanı ve kendimizi daha iyi anlar, hayatın büyük bir armağan olduğunu fark ederiz.
En derin umutsuzluklarda nice güneşler saklıdır, hakikat ve güzellik o yeis anlarında, başka türlü bilemeyeceğimiz bir berraklikla gözümüze ışıldamaya başlar.
Zorluk ve badireler, daha önce dikkat etmediğimiz, yanından geçip gitiğimiz kimi şeylerin aslinda ne kadar önemli ve dikkate
değer olduğunu bize hatırlatır. Sıkıntıya tahammül edebildiğimiz kadar, hayatın neşesine de ortak oluruz.
"Bütün insanlğın mutsuzluğunun kaynağı yalnızca tek bir şeyde yatmaktadır ki o da, insanın bir odada kendi kendine sakin bir şekilde oturmayı becerememesidir."
Blaise Pascal