Belkız Yurt

Mevlevi, "Eger insan nesli olarak, dünya dedigimiz su seyyarede hâla delirmeden yasayabiliyorsak bunu gerçeğin tüm hallerini oldugu gibi görüp, kabul etme gücümüze borcluyuz. Yasam nehri, türlü hallerde akar. Kuru bir pinarin basinda durup beklemenin varlığa ihanet oldugunu, kafamizi cevirip bakıversek hemen öteki tarafımızda gürül gürül akan tertemiz, nice kaynaklar bulabileceğimizi bazen unutuyoruz ama unutmamalıyız. Çünkü bu gerçek," dedi.
Reklam
Duygular da yercekimine göre hareket ediyordu. Baginiz olan, duygularinizi paylastiginiz birinin karsısında yalan söyleyip paçay kurtarmak zordu. Gerçekler ortaya çıkmak isterdi. Bu, özellikle üzüntünüzü ya da hassasiyetinizi gizlemeye calistiginiz zamanlarda geçerliydi. Üzüntünüzü bir yabancidan ya da güvenmediginiz birinden saklamak daha kolaydi.
"Ah çeliski, çelişki ... insan degilim, sanki bir denklemim!" diyordu.
Asla sevdiğin insanın gardiyanı olma…
Öyle bir kırıldı ki hevesim... Artik nereye dokunup "Burası mı?” desen; "Evet, orası!”
Reklam