feyza

feyza
@belleepoque7
isfj
İnsanın annesine güvenme, kendine rağmen annesine hak verme yönündeki derin çocukluk güdüsünü mantıklı savların nispeten daha zayıf gücüyle alaşağı etmek mümkün mü? Peki aşkla, evlilikle, özel hayatla ilgili mantıklı savlar ileri sürmek mümkün mü?
Sayfa 321·Kitabı okudu
1000k
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?

feyza

, bir kitap okudu
Puan vermedi·191 syf.·
26 günde okudu
·
2024 11. kitabı
Frédéric Gros
7.8/10 · 9,1bin okunma
... çocukların hayalperest eğilimlerini yetişkinlerin gerçekçiliği ve nesnelliğiyle kıyaslamamak gerekir. Çünkü sahiden gerçekçi olanlar çocuklardır; onlar hiçbir zaman genellemelere göre hareket etmezler. Yetişkin, genel biçimi belirli bir durum olarak, yani türün temsilcisi olarak görür ve geriye kalan her şeyi savıp, "Bu leylak, bu dişbudak, bu elma ağacı," der. Çocuksa bireysellikleri, kişilikleri algılar. Müşterek bir isim ya da işlevle maskelemeden, eşsizliği görür. Çocuklarla yürürken, ağaçların yeşil dallarında fevkalade hayvanları fark edebilir, çiçeklerin güzel kokusunu alabilirsiniz. Hayal gücünün zaferi değil, önyargısız, katıksız bir gerçekçiliktir bu. Ayrıca doğa, anında şiire dönüşür. Bu gezintiler, çocukluğun mutlak saltanatıdır. Büyürken bu saltanatın büyüsünü kaybederiz çünkü her şey hakkında fikirler ve yargılar edinir, şeyleri nesnel hâlleri (ne yazık ki bir de buna "hakikat" deriz) dışında tanımak istemeyiz.
Sayfa 142·Kitabı okudu
1000k
Düzensizliğe dayanamazdı. Her şey her zaman yerli yerinde olmalıydı. Değişikliğe katlanamazdı. Derslerini takip eden bir öğrenicisinin ceketindeki bir düğme oldu olası eksikti. Öğrenci bir sabah derse yeni bir düğmeyle gitti. Kant'ı inanılmaz rahatsız etmişti bu, bakışlarını genç adamın ceketinden bir türlü alamıyordu. Söylentiye göre, Kant öğrencisinden yeni düğmesini sökmesini istemiş, bir şeyi öğrenmenin bilmekten daha değerli, bir şeyi öğrendikten sonra da onu nerede sınıflandırması gerektiğini bilmenin daha önemli olduğunu eklemişti. O ise hep aynı tarzda giyinirdi. Geçici hevesleri yoktu ve hep aynı davranırdı.
Sayfa 136·Kitabı okudu
1000k
Hiçbir zaman yalnız ve yürüyerek yaptığım seyahatlerdeki kadar düşünmedim, var olmadım, yaşamadım, kendim olmadım [...] Bütün doğaya efendisiymişim gibi hükmediyorum; manzaralar arasında aylak aylak dolaşan yüreğim, çarpmasına vesile olanlarla birleşip özdeşleşiyor, büyüleyici hayallere sarmalıyor kendini, nefis duygularla sarhoş oluyor.
Sayfa 67·Kitabı okudu
1000k