Gülsen Akar

Gülsen Akar
@bellerosee
Puan vermedi·198 syf.··
2026 8. kitabı
Genel olarak dönemin Rusya’sının yönetimi, toplumsal zihniyeti, toplumsal koşulları, askeri idaresi ve yönetimi, imparatorluk-asayiş ve halk arasındaki kopukluğu, dini inançlar ve aile anlayışının günlük yaşamdaki etkileri, tipik bir Rus asilzade erkeğinin amiyane tabirle “yola gelişi”ni ve biraz da erdemli davranış nedir, okuyabildiğiniz Çarlık Rusyası panoraması sunuyor. Ben Yapı Kredi Yayınlarından Sabahattin Ali ve Erol Güney çevirisini okudum ancak sitede yayın evine ait okuma kaydı oluşturamadım. Yüzbaşının KızıYüzbaşının Kızı
Yüzbaşının KızıAleksandr Puşkin · İletişim Yayınları · 201636,8bin okunma
Reklam
Puan vermedi·52 syf.··
2026 2. kitabı
Sabahattin Ali’nin kaleminden yazılmış bu öykü kitabında; Arabalar Beş Kuruşa adlı öyküde mektep arkadaşı olan ancak biri fakir biri zengin iki küçüğün kısacık bir anını okuyoruz. Kalbimi kırdı ve diğer öyküye geçerden durup durup fakir çocuğu düşündüm. İkinci öykü olan Ayran ise, anneleri tarafından ıssız bir yerdeki kulübelerine terk edilmiş küçücük üç çocuğu ve diğer ikisini doyurmak için saatler süren yolları yürüyerek giden gelen ağabeylerinin öyküsünü okuyoruz. Üçüncü ve son öykü ise Sırça Köşk. Bunu zaten kendi adıyla çıkmış olan diğer öykü kitabında da okumuşsunuzdur. Sırça Köşk’ü anlatmayacağım, alıntılayacağjm: “Sakın tepenize bir sırça köşk kurmayınız. Ama günün birinde nasılsa böyle bir sırça köşk kurulursa onun yıkılmaz, devrilmez bir şey olduğunu sanmayın. En heybetlisini tuzla buz etmek için üç beş kelle fırlatmak yeter.”
Üç ÖyküSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2016877 okunma
Puan vermedi·44 syf.··
2025 24. kitabı
Zaman zaman resimli çocuk kitapları okuyorum, çocuk edebiyatını çok seviyorum. Hem mesleki açıdan hem de gelecekte hayal ettiğim planladığım işler açısından bana yol gösteriyor. Bu kitabın yazarı da Fransa’da yaşayan bir çocuk-ergen psikoloğu imiş. Kitap genel olarak Büyükler ve Küçükler adı altında yetişkinlerin çocukları tam olarak anlayamamalarından, kendi çocukluklarını unutmuş ve içlerindeki çocuğu da kaybetmiş olmalarından, çocuklara öğütledikleri şeyler konusunda bazen çelişkili şekilde davranmalarından bahsediyor. Çocuklara yönelik ve onların okumaları için yazılmış ve resimlenmiş olsa da boşanma (çocuğun bir ebeveyn tarafından ihmal edilmesi) ve “affedilemeyecek” kadar büyük hatalar kısmında (resimlenen kısımda bir yetişkinin eli havada ve bağırdığını, çocuğun ise korkmuş şekilde ağladığını görüyoruz) çocukları korkutup kaygılandırabilecek ifadeler ve resimlemeler olduğunu düşünüyorum. Bunun haricinde ise gayet güzel ve yetişkinlerin kendilerini sorgulamalarına sebep olacak kadar eleştirel de bir kitaptı.
BüyüklerElisabeth Brami · Yapı Kredi Yayınları · 010 okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2025 22. kitabı
Küçücük kafalarının içinde koskoca dahi adamların dünyasına kafa tutmaya cüret edebilen bu kadıncıkların sahi nesi var? Sakalları mı eksikti? Ama sakalı varsa ben ona kadın demem ki! Kafaları mı küçüktü? E zaten koskoca dahi beyinli adamların yanında elbette kadınların küçücük sünger gibi beyinleri vardı (!). *Basit ve sade çizimleriyle kitabı eğlenceli kılan trajikomik diyebileceğim ancak eğlenceli bir dille de yazıldığını inkar edemeyeceğim oldukça sarkastik bir kitaptı. Zevkle okudum. Bir solukta da bitti gerçekten.
Kadınların Nesi Var?Jacky Fleming · Desen Yayınları · 2017677 okunma
2/10
·352 syf.··
2025 19. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Kasım 2025 04:51
Fazla sert olacak belki ama tam anlamıyla hayal kırıklığıydı. Ortalama bir beklentiyle alıp keyifli ve farklı perspektiften bir vampir kurgusu okuyacağımı düşünürken klişe bir konuya sahip ve editoryal hatalarla dolu vasat bir kitap okudum. Vampirlik benim için bir karizması olan, ciddi ve elegant bir müessesedir ayrıca espri yapacaklarsa da nüktedan şekilde yaparlar ancak bu kitapta oldukça yavan, yüzeysel, daldan dala uçup kaçan ve ciddiyetten bir hayli yoksun vampirler olması sinirimi bozdu. Kişisel vampir zevklerimi bir kenara bırakıp daha objektif yorum yapacak olursam da; metnin tamamında gördüğüm ve beni oldukça rahatsız eden en önemli şey zaman kiplerinin yarattığı karmaşa ve kaostu. Kitaptaki şimdiki zamanın -yor üzerinden kullanılması elbette gayet doğal ve olağan; geçmişe dönük olayları anlatırken ise -miş VEYA -di li geçmiş zaman kullanılması da gayet doğal olurdu. Ancak kitapta -bugüne dair- olayları okurken sonraki cümlede bir anda geçmiş zamandan bahsetmeye başlıyor ve bunu yer yer -miş’li yer yer -di’li geçmiş zamanla yapıyor. Tam bir zaman kipleri kakafonisi! Hem gözümü yordu hem okuma zevkimi büyük ölçüde baltaladı. Konusu itibariyle ise zaten sınıfta kaldı.
Radley AilesiMatt Haig · Domingo Yayınları · 20251,997 okunma
Reklam