10/10
·664 syf.··
2026 22. kitabı
Kuantumun tasavvufla buluştuğu, bilimin, polisiyenin, tarihi kurgunun iç içe geçtiği harika bir kitap getirdim bugün sizlere. Daha önce Başak Sayan’ ın kitaplarını okudunuz mu? Ben yazarı ve kurgularını çok beğeniyorum. Gülün açtığı gece, bir Mevlana ve Şems kitabı, ama aslında aynı zamanda Hallac-ı Mansur’un nokta felsefesini kuantum teorisiyle birleştiren ve okurlara bambaşka bakış açıları kazandıran bir kitap. Bu kitapla Tebrizli Şems’i daha iyi tanıdım, tasavvufu daha iyi anladım. Esasında birbirinden bağımsız da okunabilir fakat eğer Başak Sayan’ ın “Nigahdar” kitabını önce okuyup, sonra “ Gülün Açtığı Gece” yi okursanız alacağınız haz iki katına çıkar, garanti ediyorum. Kitaptan öyle çok etkilendim, çevremdeki insanlara öyle çok tavsiye ettim ki, sahip olduğum duyguları burada ifade etmem çok zor. Okumayanları kıskandığım, altını çizdiğim cümleleri açıp tekar tekrar okuduğum, bende iz bırakan bir kitap oldu. İçtenlikle tavsiye ederim. Devam kitabını merakla bekliyorum
Gülün Açtığı GeceBaşak Sayan · İthaki Yayınları · 2026144 okunma
"Sardunyalar Güneşi Sever" İnceleme
7/10
·110 syf.··
2026 4. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 20:25
Kitabı bu sene 72. defa verilen "Sait Faik Hikaye Armağanı"nı kazandıktan sonra tanıdım. Kitap kısa kısa 14 hikayeden oluşmakta. Hikayeler anladığım üzere durum hikayesi yani Sait Faik'in yazdığı tarzda. 110 sayfadan oluşmakta ve Sel Yayıncılık tarafından basılmış. Zaten Sel'den çıktığı için kitabın kaliteli olacağını hemen hemen tahmin edebiliyorsunuzdur, genelde kaliteli kitaplar çıkıyor bu yayından. Kitaptaki hikayelerin her birinde bir aile hikayesi anlatılmaktadır. Bir hikayede çocuklar olmamış bir aile, birinde ailesi yurt dışına gidecek olan bir genç ve kardeşinin ilişkisi, birinde ayrılık vs vs şeklinde gidiyor 14 kitap. Hatırı sayılır miktarda alıntılanacak yeri olan ve kendini okutturan bir kitap. Yani "Bu kitap mı ödül almış ala ala?" demiyorsunuz ödülün hakkını bence veriyor. Bir Sait Faik kitabı olmasa bile, ki bence yazarın da böyle bir iddiası yokur, hoş bir kitap. Aynı zamanda yer yer güldürün bir kitap. Ve bence kadınların daha iyi anlayabileceği bir kitap çünkü "Şöyle elbise" "Böyle topuk" "Bilmem ne kumaş" gibi kadınların daha hakim olduğu terimler var ama erkeklerde gayet okuyabilir ben okudum yani. Yalnızca sonradan dönüp TDK veya Gemini vs gibi yerlerden kelimelerin anlamlarına da baktım. Kelime haznem gelişmiş oldu. Bazı hikayelerde mesaj nesneler üzerinden verilmeye çalışılmış ve bence güzel olmuş. Tek eleştirim 14 hikayedeki 14 ailenin 14'ü de sorunlu. Yani insanın içini bir süre sonra bir karanlık basıyor. Ben sınav haftamda hafif bir kitap okumak istediğim için sınav haftamda başladım o yüzden bir seferde kitabı okumadım ama tek seferde okunabilecek bir kitap. Ancak tek seferde okuyunca içinizin kararma olasılığı çok yüksek. Ben birkaç hikaye üst üste okuyunca üzüldüm, içimi bir kasvet kapladı. Araya 1-2 tane mutlu aile ile ilgili
Edebiyat
Sardunyalar Güneşe BayılırBaşak Arslan · Sel Yayınları · 202549 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
9/10
·664 syf.··
Beğendi
·
2026 21. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 19:24
Roman; 1221 yılının mistik ve karanlık atmosferini, günümüzün bilimle şekillenen dünyasıyla ustalıkla harmanlıyor. Alamut Kalesi'nin taş duvarları arasında başlayan hikâye, bir anda modern bir laboratuvara uzanıyor ve sizi iki uç dünyanın tam ortasında bırakıyor. Eser, Şems-i Tebrizi ile Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî arasındaki derin ve hakikat yüklü bağı merkezine alan mistik bir anlatı sunuyor. Yazarın ciddi bir araştırma sürecinin ardından güçlü bir kurgu inşa ettiği çok net hissediliyor. Sayfalar boyunca sanat, siyaset, felsefe ve dinler gibi pek çok farklı alan iç içe geçerken; geçmişten bugüne, hatta geleceğe uzanan düşünsel bir yolculuk da okuyucuya eşlik ediyor. Hallac-ı Mansur'un Kayıp Risalelerinin peşinde maceradan maceraya koşarken buluyoruz kendimizi. Ama bu macera hem Kuantum Fiziğinden Tanrı Parçacığına, hem de Alamut'tan başlayıp Şems-i Tebrizi'ye, Mevlana'ya uzanan bir yolculuğa çıkarıyor bizi.Okuduğumuz sadece bir kitap değil. Tarih’in derinliklerine uzanan bir tünel, bazen bilinmeyene açılan bir kapı, bazen hepimizin bildiği isimleri içine alan mistik bir yolculuk, bazen de dünyayı değiştirebilecek bilimsel çalışmaların feldiği son noktayı açıklayan bir makale karşımızdaki. Dünyayı yöneten en güçlü ailelerin yeniden peşine düştüğü risaleler, yeni nigâhdarın da hayatını etkilemeye devam ediyor. Yolumuz Alamut Kalesi'nde Şems-i Tebrizi ile başlayıp dünyayı sarsabilecek bir buluşa imza atmak üzere olan Şirin'e uzanıyor. Bir yandan Şems'in Mevlana ile olan mistik yolculuğuna çıkarken diğer yandan Şirin ve Profesör Fisher'in çığır açabilecek deneyinin ortasında buluyoruz kendimizi. İki koldan ilerleyen bu hikayenin birleştiği noktada ortaya keyifle okunan muhteşem bir macera çıkıyor... Ben okurken elimden bırakamadım. Eğer siz de hâlâ yazarın kalemiyle
Gülün Açtığı GeceBaşak Sayan · İthaki Yayınları · 2026144 okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2026 16. kitabı
SGB, 14 öykülük bir ilk kitap. 72. Sait Faik Ödülü'nü aldığı için kendi değerlendirmemi yapmak istedim ve okuma planımda kitabı öne aldım. Kitapla ilgili birkaç yorum da okudum fakat çoğu, içerikle yetinen ve eleştiri kültürüne uzak yorumlardı. Öykülerin tamamında figür anlatıcıya rastladım. Genel çerçevede kadınlarla ilgili sorunlar, aile ilişkileri üzerinden işlendi. "Sade anlatım" ifadesi günümüzde çokça ve bana kalırsa gerçek manasından uzak biçimde kullanılıyor. Derinlik barındırmayan yahut derinliği az olan öyküleri bu ifadeyle değerlendirmek doğru değil. SGB, derin bir anlatıma sahip değil. Teknik anlamda bir atılım da gerçekleştirmiyor. Öykülerin aynı tornadan çıkması beni rahatsız edecek hususlardan biri olmasa da estetik parıltıdan uzak kalması, pekala, ciddi bir eksikliktir. Bu bağlamda yorum yapmamı gerektirmeyen, önemli bir işlev yüklenmeyen betimlemelerle dolu öyküler okudum. Bir çırpıda okumak her zaman iyiye işaret sayılmamalı. Ben bir çırpıda okudum. Kişisel beklentimden uzak bir kitap okumaktan pişman mıyım? Değilim. Yazarın hedef kitlesine, yazma prensibine, yapmak istediklerine her zaman saygı duyarım. Fakat tanıtım bülteni yapıştırarak, özet yaparak, konudan söz ederek de bir metin ne sanatsal değer yüklenir ne de bu bakış bir öneri gerekçesi olabilir. Prestijli bir ödül için yeterliliği konusunda bir şey deme gereği bile duymuyorum. Zira severek, zaman zaman gulumseyerek, kadın erkek arasındaki ilişkinin gerçekliğine sadık kalındığını görerek okuduğum öykülerin kişisel beğeniyle değil; edebî çerçevedeki başarısıyla değerlendirilmesi gerektiğine inanıyorum. Eğer tersi savunuluyorsa SGB'nin aldığı ödülü en az 20 kitapla daha paylaşması icap ediyor. Ödüllerin teslimiyle ilgili bir kehanette bulunmak niyetinde değilim. Ama isterim ki övgü de yergi de
Sardunyalar Güneşe BayılırBaşak Arslan · Sel Yayınları · 202549 okunma
Sardunyalar Güneşe Bayılır
9/10
·112 syf.··
2026 12. kitabı
instagram.com/reel/DYsJcbeAAp... Başak Arslan’ın ilk öykü kitabı Sardunyalar Güneşe Bayılır, Sel Yayıncılık etiketiyle Ocak 2025'te yayımlandı. Arslan, bu ilk eseriyle Darüşşafaka Cemiyeti, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları ve Türkiye İş Bankası iş birliğiyle düzenlenen 72. Sait Faik Hikâye Armağanı’nı kazandı. Kitabın 190 eser arasından seçilerek bu ödüle layık görülmesi, üzerinde durulması gereken bir başarıdır. ​1979’da Ankara’da doğan Arslan, Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi mezunu. İstanbul’da yaşıyor ve Türkçe öğretmenliği yapıyor. Kaleme aldığı metinler daha önce Notos, Trendeki Yabancı, Öykü Gazetesi, Lacivert, Parşömen, Masa, Altzine, Oggito, Sin Edebiyat, Öykülem, Kitap Eki, Koza, Çıvgın gibi çeşitli dergilerde okurla buluştu. ​110 sayfalık bu eserde on dört öykü yer alıyor. Yazar, öykülerinde birinci şahıs anlatıcıyı tercih ederek samimi, etkileyici ve içten gelen doğrudan bir aktarımı okuyucuya ulaştırıyor. Sade bir dile sahip olan Arslan, kısa cümleler kuruyor ve karakter analizlerini uzun uzadıya yapmaktan kaçınıyor. Bununla birlikte anlatılardaki duygu yoğunluğu o kadar fazla ki kitap bittiğinde zihninizde kendi aforizmanız şekilleniyor. Yazar, “Ey okuyucu, ben satırlara hazır aforizmalar serpiştirmedim ama sen metni bitirince kendi çıkarımını yap” demek istiyor sanki.​ Öykülerde, aile içinde yaşanan ya da yaşanamayan ilişkilerin izdüşümleri, karakterler üzerinden bugüne taşınıyor. Konuşulanlar ile konuşulamayanların oluşturduğu atmosferde okur, hüzün ve tebessüm salıncağında bir o yana bir bu yana sallanıyor. Duygular o kadar yalın ve az sözcüklerle veriliyor ki bu durum, okuyucuya geniş bir anlam alanı açarak onu metnin içine çekiyor. Metafor veya alegori gibi dolaylı yollara başvurmayan yazar, gizem ve
İnadınaEdebiyat
Sardunyalar Güneşe BayılırBaşak Arslan · Sel Yayınları · 202549 okunma
Puan vermedi·464 syf.··
Beğendi
·
2026 65. kitabı
. "Sessizlik, sonu gelmez bir kuyu gibiydi." "...korkunun içinden de güç doğar. " "Günaydınnn bizim sokaktan" demek istiyorum. Çünkü içimde öyle bir his :) @basakkiziltan kaleminden #yarasısaklı uzun zamandır hiç bu kadar samimi bir kitap okumamıştım dedirten satırlarla dolu Yoksa o 463 sayfa bir çırpıda bitirmezdi bu bünye ... Gözü kara Savcı Leyal ile onu korumakla görevli olan üsteğmen Devran'ın iş icabı başlayan birlikteliği tutkuyu, sevgiyi, aşkı ve ailenin önemini anlatırken sanki bizim lojmanlarda şahit olduğum hikayelerden birini okuyormuş gibi hissettirdi. Adalet duygusunu muhafaza isteği ile görev bilinci ve disiplinin bir araya gelişi bir aşkı nasıl şekillendirir sorusunun yanıtı da bu kitapta gizli. Yan karakter de kitabı sahici kılan en önemli özellikler bence kitapta. Diyaloglar çok akıcı, sade ve gerçekçi. Sevgili Başak her zamanki gibi müthiş gözlem yeteneği ile anlatıyor meramını... Çoğu zaman gülümseten ve yer yer de endişelendiren satırları orduevi bahçesinde okudum ben de :) Sımsıcak ve içten bir şeyler okumak isterseniz aklınızda olsun... Leyal'e bir albay eşi tavsiyesi: Daha bunlar ne ki? Biz neler gördük geçirdik :) Canım Atam kızların yazıyor ve okuyor
Yarası SaklıBaşak Kızıltan · Parola Yayınları · 202556 okunma