Bir anne var Leyla,
elleri çatlamış soğuktan,
saçlarına düşmüş kederin akı…
Bir anne var, göğsünde bir dünya taşıyan,
ama dünyadan hiçbir şeyi olmayan…
Sen de annesin Leyla,
bense senin çocuğun…
Karnını doyurduğun ama içini ısıtamadığın,
sırtını örttüğün ama kaderden koruyamadığın…
Sana bakıyorum Leyla,
gözlerinin altı çukur, içinde derin kuyular…
Her gece içine düştüğün,
her sabah içinden çıktığın kuyular…
Bir anne var Leyla,
yorgun, ama durmayan,
kırgın, ama yıkılmayan…
Ve bir çocuk var,
ellerinde küçücük umutlar,
ama büyütmeye cesaret edemeyen…
Ben senin çocuğun Leyla,
ve sen benim annem…
Ama biz neyiz bu dünyada?
Bir avuç dua mı,
yoksa unutulmuş bir hikâye mi?