Kemal Sayar sayesinde öğrenmiş olduğum, Rilke'nin "Kalbinde çözülmeden kalan her şey için sabırlı ol. Cevapları şimdi arama. Şu anda cevaplar sana verilmez, çünkü sen henüz onlarla yaşayamazsın. Bu her şeyi o an yaşama meselesidir. Şu anda soruyu yaşaman gerekiyor. Belki daha ileride farkına bile varmadan, günün birinde kendini cevabını yaşarken bulacaksın." cümlelerini hatırlatan bir kitap oldu Hyunam-Dong Kitabevi benim için...
Kendi hayatlarının 'soru'larını yaşama anında kitabevinde hayatları kesişen ve hikayeleri birleşen insanların her gününü merak ederek okudum. Her okuduğumda kitabevine o gün uğramış oldum. Gerçek olsaydı Youngju ile tanışıp Minjun'un kahvesini denemek isterdim. Bi kahve söyleyip hangi kitabı seçsem diye düşünürken Youngju'nun tavsiyesini dinlerdim.
Kitabevi açma hayali kuran herkesin severek okuyacağı bu kitapta kitabevini ayağa kaldırmanın emeğini de görüyoruz. Her şeyin o kadar kolay olmadığını, severek yapacağınız, hayalini kurduğunuz o şeye ulaştığınızda da hiçbir şeyin bitmediğini, yolculuğun devam ettiğini görüyoruz.
Karakterlerin birbirleri ile yaptığı sohbetlerden benim en sevdiğim, Seungwoo ile Minchul arasında geçen 'Sevdiğim işi mi yapmalıyım, iyi olduğum işi mi seçmeliyim?' sohbeti oldu... Sorunun cevabı herkeste farklıdır elbet, ancak sohbetin sonunun vardığı yer ile benim hayat tecrübemde vardığım yerin aynı olması güzel bi duyguydu...
Kitabın kapağını gördüğümde ne hissettiysem içinde de onu bulduğum sıcak ve huzurlu akşamüstü sohbeti gibi hissettiren bir kitap..
Kore edebiyatına ait bir eser olduğu için karakterlerin cinsiyetlerini isimlerinden tahmin edemiyorsunuz. Yabancısı olduğum için karakterleri oturtmak biraz uzun sürdü bende. Dili anlaşılır, hikayesi güzel bi kitap okumak isterseniz ve de kitaplara, kahvelere