Tuğçe

Tuğçe
@benbireylul
instagram.com/benbireylull?ig... Dijital ajanda mantığıyla kullandığım için kişileri değil konuları takip ediyorum.
İstanbul
215 okur puanı
Şubat 2020 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Puan vermedi·148 syf.··
2023 9. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 19 Nisan 2023 00:03
Kitabın adına aldanarak çoğu kimse gibi Sultan Murat ile ilgili bir okuma yapacağımı düşünmüştüm. Ama ben 15 yaşında Sultanmurat adında bir genç ile tanıştım. Bu gencin çocukluğunu, gençliğini ışık hızıyla atlayarak olgunlaşmak zorunda kalmasının hikayesini okudum. Savaştan dönmesini beklediği babasını onunla bekledim, bir ölüm haberi gelmesin diye dualar ettim. Babasının atlarını bulduğunda onun kadar sevindim. O atları kaybetmemesi için onun kadar yıprandım. Ve aşkına karşılık bulabilsin diye onun kadar ümit ettim… Cengiz Aytmatov yine savaşın görünmeyen yüzünü, cephelerin ardındaki yaşam savaşını ve getirdiği zorlukları en temel haliyle okuruyla paylaşmış. 148 sayfaya öyle çok duyguyu sığdırmış ki… Sona gelindiğinde ise aslında yarım kalmışlığı değil de savaşın, mücadelenin hiç bitmediğini bunun bir sonu olmadığını anlatmak istemiş bence. Okurken belki ağlarsınız belki ağlamazsınız ama emin olduğum bir şey var ki yüreğinize dokunulduğunu hissedeceksiniz. Okumanı elbette öneririm. Kitapla kalın
Erken Gelen TurnalarCengiz Aytmatov · Ketebe Yayınları · 20216,4bin okunma
Reklam
Puan vermedi·264 syf.··
2023 7. kitabı
Selam Geçen yıl aldığım ama henüz geçen ay okuyabildiğim kitaplardan biriydi Normal İnsanlar Büyük bir merakla aldığımı hatırlıyorum ama bitirdikten sonra bir hayal kırıklığı yaşadım. “Eee yani?” derken buldum kendimi Marianne ve Connell isimli iki genç arkadaşın zaman içinde evrilen ilişkilerine kitap boyu şahit oluyoruz. Yıllara yayılan bu ilişki, lise döneminden başlayıp belirsiz periyotlarla üniversite zamanlarına kadar gidiyor. 2 hafta sonra, 3 ay 5 ay sonra derken kitabın sonu gelmiş… Ama hep bir başa sarmalık var. İlk bölümlerde biraz beni meraklandırmadı değil. Bu iki zıt arkadaşın nasıl bir aşk yaşayacağını merak ettim. Ancak hem karakterlerin hem de diyalogların yüzeyselliği beni tatmin etmedi. Üstelik duygu geçişi bile olmuyor cümlelerde. Sonrasında araştırdığımda kitabın sevmeyenlerinin hiç sevmediğini, sevenlerinse tam anlamda hayran kaldıklarını gördüm. Ben sevmeyen taraftaydım ve ülkemizde bu konuda yalnız değilmişim Sanırım okuyan kişinin sosyo-kültürel anlayışı bunda etkili oluyor. Çok genç yaşlardaki insanların ilişkisi duygusallık değil de cinsellik yoğunluklu anlatılınca bana pek de hitap etmedi. Ülkemizde de bu yüzden ilgi görmediğini düşünüyorum. Biz duygusal insanlarız Kitapta bahsedilen normal insanlar bizim bildiğimiz normal insanlar değil Okuduğunuz yaş da kitapla ilgili düşüncelerinizi şekillendiren önemli bir etken olabilir. Modern zaman gençlerinin sorunları üzerinde sıkça durulmuş. Biraz oradan biraz buradan havası var. Edebi yönden de zayıf olduğunu düşünüyorum. Nereden tutsam elimde kalıyor gibi oldu farkındayım ama gerçek düşüncelerim bunlar Bari bazı şeylerin nedenini nasılını izah etseydi kitap Bir de dizisi varmış ve duydum ki kitaptan daha iyiymiş. Pek heves etmedim izlemeye ama eğer izlersem yorumumu paylaşırım Dediğim
Normal İnsanlarSally Rooney · Can Yayınları · 20199,8bin okunma
Puan vermedi·422 syf.··
2023 1. kitabı
Hakan Yücel’in kaleminden çıkan, kara mizah türündeki Zifiriyet Fabrikası isimli kitaptan kısaca bahsetmek istiyorum. Bir aile babası olan başkarakterimiz alkolikliği ve bunun getirdiği sıkıntılardan dolayı ailesini terk eder. -Kitabın sonlarına doğru çarpıcı bir açıklamayla her şeyin göründüğünden farklı olduğu gün yüzüne çıkıyor.- Bir an uyandığında kendini bilmediği bir şehrin çöplüğünde bulur. Bir yandan başına gelenleri hatırlamaya çalışırken bir yandan da kendini farklı maceralarından içinde bulur. Şehirler değişir, kişiler değişir, olaylar değişir, gündem değişir ancak karakterimizin umursamaz tavrı ve kendine has mizah anlayışı değişmez. Bir dizinin farklı bölümlerini okumak gibi de düşünebilirsiniz. :) Kendince bir anlam arayışı içerisinde olan bu karakterin neredeyse fikir sahibi olmadığı şey yok. Her duruma eleştirel bir bakış açısıyla yaklaşması ise okuru da bir nevi düşünmeye sevk ediyor. Yer yer kara mizah ön planda görünse de aslında derin duygusal travmaları olan bir hikaye bekliyor okuru. Böylesi eleştirel bir kitabı okuduktan sonra benim de eleştirmek istediğim ufak detaylar yok değil. :) Diyalogların ve olayların gerçek hayatta olabileceğinden daha uzun tutulması beni okurken yordu, fazlasıyla detay vardı. Ayrıca her karakter sanki anlatıcı ile aynı bakış açısına sahipmiş gibi daha doğrusu geçen diyaloglarda bizzat oymuş gibi bir his bırakması bende biraz havada kaldı. Eğer kara mizah türüne meraklıysanız kitabı okumayı değerlendirebilirsiniz. Siz kitabı okumuş muydunuz? Görüşlerinizi paylaşırsanız yorumlarda görüşebiliriz. Herkese iyi okumalar
Zifiriyet FabrikasıHakan Yücel · İkinci Adam Yayınları · 2020753 okunma
Puan vermedi·264 syf.··
2022 59. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 10 Eylül 2022 15:39
Kediler hayatın her alanında olduğu gibi edebiyatta da karşımıza çıkan önemli bir figür. Onların karakteristik özellikleri aracılığıyla benzetmeler yapılarak oluşturulan hikayeler hayvanseverlerin genellikle dikkatini çeker. Mesela nankörlük… Kedilerin nankör olduğuna inananların sayısı bir hayli çok. Bense bunu nankörlük gibi adi bir kavram yerine bencillikle açıklamayı tercih ediyorum. Kedilerin de insanlar gibi ayrı ayrı karakterleri olduğundan eminim. O yüzden elbette nankör olanları da olmalı, ancak hepsi için bu genellemeyi yapamam. Bencillik ise kedilerin büyük çoğunluğu için daha uygun bir kavram. Kedi keyfine düşkündür, kendisine hizmet edilmesine alışıktır. O neyi, ne zaman isterse o zaman olur ya da ona göre normali budur. Tabiatı gereği ben bu durumu yadırgamıyorum. Onları her haliyle kabul ediyor ve seviyorum. Geçmiş Zaman Kedileri adlı metin ise Türk Edebiyatı’nın belli bir döneminde (1870-1950) yazılan kedi hikayelerini içeriyor. Bu derlemede kimler yok ki… Ahmet Haşim’den Hüseyin Rahmi Gürpınar’a, Halid Ziya Uşaklıgil’den Ahmet Rasim’e edebiyatımızın değerli isimlerinin kaleminden çıkan metinler bu kitapta. Şunu önemle belirteyim, metinler latin harflerine çevrilmiş ve kelimelerin çoğu eski Türkçe. Bu okuma hızımı yavaşlattı. Ancak söz konusu kediler olunca pes etmedim. Buradaki metinler daha önce gazetelerde, dergilerde ya da kitaplarda yayımlanmış. Her birinin bir köşesinde karşımıza kediler çıkıyor. Günümüzle ve geçmişle karşılaştırırsak hayvanların hayatımızdaki yerini, onlara verilen değer farklılığını görmek mümkün. Benim en sevdiğim metin Osman Cemal Kaygılı’nın Tekin Olmayan Kedi isimli yazısıydı. Bir solukta okudum. Ayrıca dili de diğerlerine kıyasla çok daha akıcıydı. Bu kitabı alma ve okuma sebebim tam zamanlı bir kedisever olmamdı. Eğer
Geçmiş Zaman KedileriFatih Altuğ · Turkuvaz Kitap · 202136 okunma
Puan vermedi·172 syf.··
2022 60. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 11 Eylül 2022 00:24
Çocukların davetli olduğu bir Hallowen partisi düzenlenmişti. Partinin hazırlık aşaması ise hayli kalabalık ve telaşlı geçmişti. Ünlü cinayet romanı yazarı Bayan Ariadne Oliver da bir dostu vesilesiyle bu partiye katılmıştı. Her şey planlandığı gibi keyifle ilerlerken partinin sonunda bulunan ceset kasaba halkını oldukça tedirgin etmişti. Ertesi gün Bayan Oliver kendini panik içinde Belçikalı dedektif Hercule Poirot’nun kapısında buldu. Bu esrarengiz olayı ondan başka kim çözebilirdi ki? Agatha Christie, Elmayı Yılan Isırdı kitabıyla okurlarını yine bir cinayet bulmacasıyla başbaşa bırakıyor. Tahmin yürütsem de ben katili bulamadım Son ana kadar merak içinde okudum. Hercule Poirot’nun olayları birbirine bağlayarak sonuca ulaşan kıvrak zekası yine muhteşemdi. Kim öldü, kim öldürdü, başkası da ölecek mi derken kitabın son sayfasında dahi ortaya çıkan sürprizler heyecanımı hep diri tuttu. Eğer bir Agatha müptelasıysanız bu kitabını da okumanızı öneririm. Daha fazla bir şey yazamıyorum yoksa spoiler olacak Keyifli okumalar
Elmayı Yılan IsırdıAgatha Christie · Altın Kitaplar · 20212,134 okunma
Reklam