*
Mahkeme başladı. O kadar çok basın mahkemesine gitmiştim ki, reis ile adeta arkadaş gibi olmuştuk. Hüviyetimi kâtibe yazdırdı. Ne iş yaptığımı bana sordu. “Kürtçülük yaparım” dedim. Savcı huylandı. Reis tebessüm ederek, “Bu nasıl iştir?” dedi. “Kürtçülükten mahkum oldum, temyiz mahkemesi de onayladı. Şimdi Kürtçülükten Çanakkale’de gözetim altındayım. Şu anda da siz de Kürtçülükten yargılanıyorum. Bu durumda mesleğim Kürtçülük olmaz da, ne olur?” diye cevap verdim. Hakim güldü. Kâtibe, “Yaz kızım, yaz serbest meslek!” dedi. Bir bakıma, hakim kararıyla Kürtçülüğü serbest meslek yapmış oluyordum.
Sayfa 181 - Aram Yayınları, 4.Baskı: Nisan 2016·Kitabı okuyor
... İstanbul Hukuk Fakültesi’nde Aile Hukuku dersimize gelen Andre Schwartz, sık sık, “Çocuklar, bugün Türkiye Medeni Kanunu dediğimiz ve aslı İsviçre Medeni Kanunu olan bu kanun ve buna taaluk eden hukuk bilimi, geniş alanda kilise hukukunun etkisi altındadır” derdi. Ben de buna benzer bir hikaye ile derim ki, buradaki hatıralarım da geniş çapta pırıl pırıl Kürt milli dini olan Zerdüştluğün etkisi altındadır. Ve her zaman, bir fantezi olarak söylemiyorum, eğer öteki dünya varsa, inanıyorum ki Arap Muhammed, Yahudi İsa ve Musa peygamberler Kürtlere şefaat etmez, yani sahip çıkmazsa, muhakkak ki Beni İsrail peygamberlerinden çok daha üstün olan Zerdüşt bize şefaat edecektir.
Sayfa 173 - Aram Yayınları, 4.Baskı: Nisan 2016·Kitabı okuyor