Bendag bir gün ona "Yol çare midir", diye sorduğunda "Hiçbir şey, hiçbir şeye çare değildir," demişti Chincaya "Sadece varolmaya çalışıyoruz. Hepsi bu. Abartıp durmayın yaşamayı. Tesadüfler, sadelikleri içinde sevilip kabul edildikçe derinleşiyor. İnsan aklının kolay entrikalarına sığdırmaya çalışmayın çevrenizde ve kaderinizde olan bitenleri, yaşamın işleyişini, doğanın, evrenin düzenini...Hayatın hilelerine akıl erdiremezsiniz. Tabiatın sebepleri vardır. İnsan aklı bu sebepleri biliyormuş gibi yapma bönlüğünü gösterir sadece. Deminki sorunu unutmadım. "Yol çare midir?" diye soruyorsun. Yol çare değildir belki, ama yolda şunu öğrenirsin en azından: Sürgünün giderilemezliğini...
Kimilerine göre yolun sardığı yaralar yurdu olanların yaralarıdır. Bir yerden bir yere giderken alınan yaralara ise başka yollar çare olur. Bendag, kendisinin yurdu olmadığını anladığında, yurt yaralarıyla yol yaralarını ayırmayı öğrenmiş şifasız bir yolcu olarak çoktandır yollara vurmuştu kendini. Kaybolmayı seviyordu. Belki bulacak bir kendi bile yoktu, ama kendini arar gibi kaybolmayı seviyordu. Belki de şiiri bu yüzden sahici, güçlü ve bir biçimde uzaktı. Her yere uzak. Öte yandan hep yanı başımızda.
"Genç yaşta fazla akıl bazen insanın yolunu erken kapatır" dedi Bendag."Yaşanmışlık fazlası mi,görmüşlük fazlası mı bilmiyorum, bu genç adamı erken yormuş. Yolculuğu kalmamış. "
Bendag ona dönüp, "Atacağımız her adım için bu kadar çok düşünmek hayatı zorlaştırmıyor mu peki?" diye sorduğunda içini çekerek büyük bir söz eder gibi değil, usulca yarasını sarar gibi ,"Hayat kolay olduğunda bile zordur çocuğum," demişti. "Hayatın kendisi zordur ; onu güzelleştiren şey onun üzerine düşünmektir yalnızca. Şairsin 'anlam' denen şeyin insan hayatı için taşıdığı anlamı herkesten çok senin bilmen gerekir . Hayat boştur! Herkesin her zaman dediği gibi boş! Onu dolduran anlamdır yalnızca . Bizim ona verdiğimiz çeşitli anlamlar. Bazıları hayat anlamından boşaldığında, onun gerçek yüzünü gördüğünü sanır; hayatın görülecek bir yüzü bile yoktur oysa ... O kadar boştur işte hayat , sen bir an önce onu kendi anlamlarınla doldurup güzelleştirmeye bak ! Ömrünü ancak böyle hayat yapabilirsin. "
"Yakınlarıma anlatacaklarım tükenmişse, yazacaklarım da tükenmiş demektir. İnsan kendinin eskidiğini tek başına anlamaz ki, yanındakilerle birlikte anlar." Yakınında sandıkları yakınları değildi, anlatacakları ise artık ne onlar için yeniydi ne kendisi için . Bendag bunu fark ettiğinde arkasına bakmadan kaçtı.
"İnsanın içinde ağlama isteği uyandıran güzellikler, ister tabiatın armağanı olsun, ister insan elinden çıkma sanat eserleri, aynıdır. İnsanın içini sevinçle yıkayan her güzellik
ağlatır," diyor Bendag. "Yeter ki gözlerimiz hak edilmiş güzelliklere
ağlamayı bilsin."