ben burçların ve yıldızların tülünün başımızı ve masalarımızı örtmesini biraz, ne birazı, çok fazla düştüğümüz yalnızlık duygusuna bağlıyorum. evet, artık eşi dostu, arayanı olan da yalnız; kimsesi olmayan, kapısını sabah rüzgarının dahi açmadığı biçareler de yalnız.
yaşam, kazanmak ve kaybetmekten mi ibaret? ruhumuzun tarihi galibiyetler ve yenilgilerden mi oluşacak yalnızca? hata yapmaktan, beceriksiz olmaktan, yetersiz görülmekten neden bu kadar korkuyoruz?