kitapla ilgili sunları söyleyebilirim;karakter ka'nın yolculuğu kars'a doğru yola çıkmasıyla benim yolculuğum arkadasım zeyneple kütüphaneye kitap almaya gitmemle başladı.
her ne kadar siyasi bir kitap olarak nitelendirilse de sosyolojik yönü ağır basan kitap okurken kendi ülkemdeki sıkıntıları gördüğüm için beni üzmenin yanında içten içe içimde sıkıntıya neden olduğunu, sorunun siyasetten çok ahlaktan kaynaklandığını fark ettim. içimi sıkan düşüncelerin beni yazarın daha farklı,(farklı ama nasıl farklı olduğu konusunda acıkca bir sonuca da varamadığım) daha olumlu, ülkemizi, müslümanları daha ılımlı gösteremez mi diye düşünmeye sevk ettiğini fark ettim. kitaptaki karakterin fikrinin net olmayısı beni rahatsız eden bir diğer konuydu belki.. yolculuğumun ortasında arkadaşıma ,yine zeynep'e düsüncelerimi aktardım.
evet biraz önyargılı düsündüğümü kabul ediyordum fakat çok kitaplar okumuş, kendini geliştirmiş orhan pamuk gibi bir yazarın sonuna kadar haklının yanında durması gerekiyormus gibi düsünmüstüm. haklının ne olduğu konusunda binlerce farklı söz söylenebileceğini bilsem de insanların içindeki onca kötülüğü kabullenemeyişimdi bu daha çok.
yolun sonuna, kitabın bitişine yaklaştığımda önyargılarımda haksız olabileceğimi hissettim. son sözü okuduğumda ise sanatçı bakış açısının, sanatın ayrı bir dünya olarak kabul edilmesi gerektiğinin bir kez daha farkına vardım. (hala hayattan bağımsız olamayacağını ama o hayatın yazarın gözünde farklı olabileceğini kabul ettim de diyebiliriz.) eleştirdiğim her seye orhan pamuk bir cevap vermisti son sözde. dediklerine katıldım ya da katılmadım demekten ziyade bakış açımdaki yanlıs bir noktayı bana gösterdi diyebilirim.