Puan vermedi·216 syf.··
2026 47. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 01:22
Stefan Zweig – Üç Usta: Balzac, Dickens, Dostoyevski Bazı kitaplar bir yazarı tanıtır, bazıları ise sevdiğin bir yazarı yeniden tanıştırır. Üç Usta benim için ikinci gruptaydı. Stefan Zweig; Balzac, Dickens ve Dostoyevski'yi yalnızca hayat hikâyeleriyle anlatmıyor. Onların dünyaya bakışını, yazarlıklarını ve eserlerinin arkasındaki ruhu çözümlemeye çalışıyor. Özellikle Balzac'ın insanı gözlemleyen dehası ve Dickens'ın insanı mizahla hafifleten anlatımı beni çok etkiledi. Fakat kitabın asıl ağırlık merkezi hiç kuşkusuz Dostoyevski. Toplam 215 sayfalık kitabın yaklaşık 120 sayfası Dostoyevski'ye ayrılmış. Zweig'in ona duyduğu hayranlığı her satırda hissetmek mümkün. Daha önce Suç ve Ceza, Yeraltından Notlar, Kumarbaz ve Beyaz Geceler gibi eserlerini okuduğum için, bu kez romanların arkasındaki insanı tanımak benim için bambaşka bir deneyim oldu. Okurken birçok kez "Demek bunu yaşadığı için böyle yazmış." dediğim anlar oldu. En çok etkilendiğim taraf ise Dostoyevski'nin eserlerine kendi ruhunu nasıl işlediğini görmekti. Onun karakterlerini okurken hissettiğim acının, vicdanın ve iç çatışmaların tesadüf olmadığını; yaşadığı hayatın izlerini taşıdığını Zweig çok güçlü bir şekilde hissettiriyor. Ancak kitapla ilgili tek eleştirim de yine Dostoyevski bölümü oldu. İlk sayfaları olağanüstü güçlü olmasına rağmen ilerleyen bölümlerde aynı düşüncelerin farklı örneklerle tekrar edildiğini hissettim. Bir noktadan sonra okuma temposu yavaşlıyor ve metin zihni yorabiliyor. Ayrıca Zweig, karakter çözümlemelerini oldukça ayrıntılı yaptığı için henüz okumadığım bazı Dostoyevski romanları hakkında istemeden birçok ayrıntı öğrenmiş oldum. Bu yüzden bu kitabın, özellikle Dostoyevski'nin temel eserleri okunduktan sonra okunmasının daha doğru olacağını düşünüyorum. Yine de kitap bende
Üç Usta: Balzac, Dickens, DostoyevskiStefan Zweig · Can Yayınları · 20186,3bin okunma
Nos'ientoooo Wilsonnn :(
8/10
·416 syf.··
2026 21. kitabı
Marlo gibi bende 4 kişi dönmelerini beklemiştim.. o kadar heyecanla sonuna geldim ki. Bir kaç göz yaşımı pıt pıt pıt bıraktım. Sanırım 3. Kitabı Okumak için birazcık mentalimi toplamam gerek. Bunu ağlayarak günlüğüme yazacağım. Selde çaresizde yol alan Tavuk Wilson gibi kayıp gittin Nos Gümüş Yürek 2 D. N. Archeron ..
Duygu ve Düşünce
Gümüş Yürek 2D. N. Archeron · Guardian Yayınları · 2024875 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·184 syf.··
2026 17. kitabı
Bazı kitapları siz okursunuz, bazıları sizi okur. Sıfırdan Az benim için ikincisi oldu; adeta bakmak istemediğim bir aynaya dönüştü. Olay örgüsünü uzun uzun anlatmanın bir anlamı yok. Kim kiminle birlikte oluyor, kim hangi gece kayboluyor, kim kime ne yapıyor; romanın kendisi bile bunları sağlam bir hikayenin temeline oturtmuyor. Sonu gelmeyen partiler, partilerden sonra başlayan after’lar, sabaha kadar uzayan ve hiçbir yere varmayan geceler. İnsanlar sürekli hareket ediyor ama kimse gerçekten bir yere gitmiyor. Bir evden ötekine, bir arabadan ötekine, bir bedenden ötekine geçiliyor. Bütün bu savruluşun içinde hayat ilerlemiyor; yalnızca erteleniyor. Her şey dönemin en önemli kanalı olan ve kitapta oldukça atıfta bulunulan MTV klipleri gibi akıyor. Bir şarkı, bir araba, bir otel odası, bir yüz, bir televizyon görüntüsü ve bir başka sabah. Yüzler değişiyor. Sevgililer anlamsızlaşıyor. Mekanlar bulanıklaşıyor. Arkadaşlıklar, ilişkiler, geceler, vaatler birbirinin yerine geçebiliyor. Ama belirli bir madde hep aynı kalıyor. Her şeyin değiş tokuş edilebilir olduğu bir dünyada, en kalıcı bağın insanla uyuşturucusu arasında kurulması romanın en rahatsız edici tarafı. Her şey çözülürken o tek bağ sıkılaşıyor. Geriye kalan tek sadakat neredeyse o oluyor. O sadakatin de ismi Kokain. Bu kitabın bakmak istemediğim bir aynaya dönüşmesinin sebebi de bu aslında. Bir dönem birini tanımıştım. Onu değil belki ama onun etrafında oluşmuş büyük boşluğu düşündüm bu kitabı okurken. Büyük bir şehre geldikten sonra gecelerin, çevrelerin, uyuşturucunun ve hızla tüketilen yakınlıkların içinde yavaş yavaş yönünü kaybetmiş birini. Çok sayıda insanın arasında yaşayıp hiçbirinde gerçekten kalamayan, hayatı dolu görünen ama o doluluk içinde kendine ait bir yer bulamayan birini. Onun hayatında
Sıfırdan AzBret Easton Ellis · İthaki Yayınları · 202642 okunma
‘‘Ez li vir nasekinim, ez ê biçim çolê.’’
10/10
··
Beğendi
Xeyrî’nin tek başına kalışı ve yaralı hali beni derinden etkiledi. 13 gün boyunca aç kalması, çaresizlik içinde bir eve sığınması ve “ben açım” demesi sahnenin ağırlığını daha da artırıyordu. Fermê ananın ağlayıp üzülmesi, onun mücadelesine inanması ve yaşananlara rağmen ayakta kalmaya çalışması çok sarsıcıydı. Evin ve kardeşi Mizgin’in Xeyrî’ye olan düşkünlüğü, özellikle Evin’in abla olarak içinin içini yemesi ve Mizgin’in de aynı şekilde derin bir üzüntü yaşaması bu acıyı daha da yoğun hissettirdi. Onu yolcu ederken yaşanan duygular, vedanın ağırlığı ve sahnenin genel atmosferi okurken tüylerimi ürpertti. Hele “tuz, un, yağ kızartılmış” ve “Heval Beritan’ın helvası” gibi sözler bende çok güçlü bir etki bıraktı, adeta içimi parçaladı. Bu olaylar bütününde Xeyrî’nin yaşadığı yalnızlık, açlık ve hayatta kalma mücadelesi beni çok etkiledi ve uzun süre aklımdan çıkmayacak bir iz bıraktı. Henüz kitabın 40. sayfasına kadar okumama rağmen bu kadar etkilenmiş olmam, hikâyenin ne kadar güçlü ve sarsıcı bir anlatıma sahip olduğunu gösteriyor. Gülümse Ölüm Utansın 2
Kurdî
Gülümse Ölüm Utansın 2Xeyri Garzan · Aryen Yayınları · 2018189 okunma
༼NE YAPTIĞINI BİLİYORUM༽
9/10
·344 syf.··
2026 180. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 22:38
•KONUSU: Tipik bir İngiliz kasabasında vahşi bir cinayet işlendiğinde, geçmişinden kaçan BBC spikeri Anna Andrews bu haberi sunmak zorunda kalır; davanın başındaki Dedektif Jack Harper ise Anna’nın bu olayla tekinsiz bir bağı olduğundan şüphelenmektedir. Olaylar hem Anna'nın hem de Jack'in bakış açısından, "Kocam bir yalancı" ve "Karım acımasızdır" itiraflarıyla şekillenirken, her iki anlatıcının da güvenilmezliği okuyucuyu sürekli ters köşeye yatırır. Kimin doğruyu söylediğini asla kestiremediğiniz bu tehlikeli kedi-fare oyununda, geçmişin karanlık günahları gün yüzüne çıktıkça herkes birer şüpheliye dönüşecektir. •YORUMUM: Yazardan okuduğum 2. kitabı. Yinede Güzel Çirkin kitabının yeri bende ayrı olucak. Tabi en başta gün gibi ortada olan 2 kişiden şüphelenmedim. Bunlara biri oyun oynuyor dedim. Bir yandan da, Anna’nın bahsettiği o geçmiş olayı merak ediyordum. Sonra olayı öğrenince... Bu kız neden böyle oldu, demeden de edemedim. Onun o hale gelmesi bir yandan da ailesinin suçu bence. Katili öğrendiğimde o kadar da şok yaşamadım. Yinede, yazar o karakterin bakış açısından öyle bir yazmış ki, etkilenmedim değil (⁠・⁠∀⁠・⁠) Tabi, asıl düşündüğümün aksine o kişinin böyle şeyler yapması... Cidden son sayfalara kadar gerçek ortaya çıkmıyor resmen... Sadece, 2 tahminimden biri tuttu diye 1 puan kırıyorum •́⁠ ⁠ ⁠‿⁠ ⁠,⁠•̀ Ve son... Sonu benim için iyiydi ve, “ Bir insan, sevdiği biri için böyle birşeyi cidden yapabilir mi,” dedim. “Bu kadar ileri gidebilir mi,” dedim. Kitap; akıcı, etkileyici, gizem-gerilim seven için birebir bir kitap(⁠ ⁠ꈍ⁠ᴗ⁠ꈍ⁠) Diziside varmış, onada yakında bakarım ve onun atmosferi kitaba göre daha güzelmiş gibime geliyor.
1000Kitap
Ne Yaptığını BiliyorumAlice Feeney · Yabancı Yayınları · 20227bin okunma
Son Aldanış
8/10
·144 syf.··
2026 161. kitabı
·
18 saatte okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2026 13:18
"Adını bile hatırlayamadığım insanların cehenneminde defalarca sil baştan yanıyorum." Herkese merhaba bugün harika bir ekiple okuyup çok beğendiğim son aldanış kitabının yorumuyla geldim sizlere Yorumuma geçmeden önce yazarın yazım üslubu hakkında biraz konuşmak istiyorum Yazarın betimlemeleri ve ruh hali yansıtması oldukça kuvvetliydi. Olay akışını bugünden geçmişe şekilde kurgulamak özellikle ilk kitap için zor olsa da Sevda hanım büyük bir başarı sergilemişti. Biraz da kitaptan bahsetmek istiyorum sizlere Kitabımız otobüs yolculuğu ile başlıyor ancak bizlere sadece otobüs yolcuğu değil zaman yolculuğu da yaptırıyor. Eski İstanbul'u yaşatıyor bize, 1980'li yılların İstanbul'unu. Karakterimiz ile birlikte insanın en derin yolculuğu olan iç dünya yolculuğuna da girişiyoruz. Karakter kendi yabancılaşmasını hayret içinde keşfederken bu kısımları okuduğumda bende kendi yabancılığımı keşfettim. Okurken farklı bir hissiyat isteyenlerin özellikle bu kitabı beğeneceğini düşünüyorum. Okumayı düşünenlere şimdiden keyifli okumalar diliyorum
Son AldanışSevda Poyraz · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 202417 okunma