İstanbul muhakkak ki güzel şehir. Ama benim için güzel şehir, çirkin şehir diye bir şey yok. Sadece senin bulunduğun şehir, senin bulunmadığın şehir diye bir şey var.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ben seni tanımazmışım.
Tanırmışım ama yalnız bana göründüğün cephelerinle tanırmışım. Öteki cephelerini başkaları bilirmiş. Bir insanın sekiz
cephesi varmış. Bir başka insan o sekiz cepheden yalnız üç tanesini görürmüş. Diğer cephelerini görenler başka insanlarmış.
Bir daha asla söylenemeyecek, duyulamayacak sözcükleri söylemek ve işitmek istiyor. Eve bir kez daha dönmek ve karanlık ve loş değil,
açık pencereleriyle havadar ve aydınlık olduğunu görmek. Akşamüstü saatlerini birlikte geçirmek, köpekle oynamak, akşam yemeği yemek, hiçbir şey yapmamak, yalnızca birlikte olmak, sadece bir kez daha.
Bir yandan da kendimize fazla
yükleniyoruz, diyor, çünkü ikimiz de hayatlarımız boyunca başka insanların yenilgi diye nitelendirebileceği şeye
gönüllü biçimde maruz kaldık. Bence bu da belli ölçüde cesaret gerektiriyor.