8/10
·154 syf.··
Beğendi
·
2026 35. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 18:05
Benim için bu kitapta, Shakespeare'in kalemi gerçekten ayrı bir yerde durmaktaydı.Beatrice ve Benedick'in birbirinden nefret ediyormuş gibi yapıp aslında delicesine aşık olduklarını fark etmeleri, günümüzde sosyal medyada ve televizyonda yaşanan o "birbirinden nefret eden iki insan" dinamiğinden hiç farklı gelmedi.Aksine dikkatimi çekti. Güçlü ve keskin zekâlarıyla birbirleriyle sürekli didişen bu iki karakter, bugünün dünyasındaki bir genç için son derece tanıdık hissettirdi. Öte yandan Don John'un yalanıyla masum Hero'nun düğün günü alenen rezil edilmesi ise ne yazık ki üzücüydü. Ve bu durum daha ağır bir gerçeği yansıtmış gibiydi:Cinsiyet ayrımcılığı.Bir kadına yapılan iftira, somut kanıt bile aranmadan hemen inanıldı. Bu, yüzyıllar geçmiş ama bazı şeyler pek değişmemiş dedirtiyor insana. Bütün bu entrikanın sonunda suç ve masumiyet ortaya çıkınca hem rahatlamış hem de o "yüzyıllar önceki bu saçmalıklara hâlâ daha aşinayız" duygusuyla üzülmek arasında bir yerlerdeydim.
Kuru GürültüWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20192,326 okunma
9/10
·154 syf.··
Beğendi
·
2025 65. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 05 Kasım 2025 00:00
William Shakespeare’in "Kuru Gürültü"sü, yazarının kaleminden çıkan en zeki, en fırlama ve bir o kadar da insan doğasının kırılganlığını ustalıkla işleyen komedilerinden biri. Oyunun özünde, aslında bugün bile çok aşina olduğumuz "boş yere koparılan fırtınalar" ve "yanlış anlaşılmaların yarattığı kargaşa" yatmakta. Shakespeare, eserin isminde dahi ironik bir oyun yaparak (İngilizcedeki Nothing ve Noting ses benzerliği üzerinden), insanların birbirini yanlış gözlemlemesinin nasıl büyük dramlara veya kahkahalara yol açabileceğini felsefi bir zemine oturtmuş. Bu oyun, sadece neşeli bir aşk hikayesi değil, dedikodunun bir silah gibi nasıl kullanılabileceğini ve toplumsal itibarın ne kadar pamuk ipliğine bağlı olduğunu gösteren zamansız bir ayna gibi. Shakespeare, Beatrice ve Benedick üzerinden aşka ve evliliğe karşı takınılan alaycı tavrın aslında nasıl derin bir savunma mekanizması olduğunu muazzam bir mizahla işlemiş. Madalyonun diğer yüzünde, Hero karakterine atılan iftira üzerinden gelişen karanlık tonlar, eserin sadece bir kahkaha tufanı olmadığını, aynı zamanda toplumsal yargıların ne kadar acımasız olabileceğine dair ciddi bir uyarı barındırdığını da gösteriyor.
Kuru GürültüWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20192,326 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
9/10
·250 syf.··
Beğendi
·
2025 10. kitabı
·
37 günde okudu
·
Okunma: 09 Temmuz 2025 19:01
Bugün sizlere yeni bitirmiş olduğum kitabı anlatacağım. Hocamın tavsiyesi üzerine okumuş olduğum bu eser muazzam güzeldi.. Çok keyifliydi. Mizah yanında önyargıların ortaya saçıldığı bir eserdir.Kuru Gürültü, Shakespeare’in olgunluk döneminde yazdığı bir komedya olup, zekice yazılmış diyalogları, aldatmaca ve yanlış anlamalarla örülü olay örgüsüyle öne çıkar.Eser, 16. yüzyıl İngiltere’sindeki kadınlık onuru, evlilik ve toplumun kadından beklentileri gibi meseleleri yansıtır. Ancak Beatrice gibi karakterlerle Shakespeare, bu anlayışı sorgulamaktan da çekinmez. Dolayısıyla eser, hem dönemi anlatır hem de dönemin ötesine geçen sorular sorar.Shakespeare bu eserinde yoğun biçimde kelime oyunları, espriler ve ironi kullanır. Özellikle Beatrice ile Benedick arasındaki diyaloglar zekâ doludur. Şiirsel bir dille, karakterlerin ruh halleri ve toplumsal eleştiriler başarıyla yansıtılır. Eser, aşk, iftira, onur ve toplumsal beklentiler gibi temaları işlerken, kadın-erkek ilişkilerine dair dönemin bakış açısını sorgular.Shakespeare bu eserinde yoğun biçimde kelime oyunları, espriler ve ironi kullanır. Özellikle Beatrice ile Benedick arasındaki diyaloglar zekâ doludur. Şiirsel bir dille, karakterlerin ruh halleri ve toplumsal eleştiriler başarıyla yansıtılır.Kuru Gürültü, yüzeyde eğlenceli ve neşeli bir aşk hikâyesi gibi görünse de, alt metninde toplumsal normları, kadın-erkek ilişkilerini ve göründüğümüzle olduğumuz şey arasındaki farkı sorgulayan derinlikli bir eserdir. Shakespeare’in zekâsı, dili kullanmadaki ustalığı ve karakter inşasındaki başarısı bu oyunda açıkça görülür. Oyunu anlatmak gerekirse; Oyun, iki farklı aşk hikâyesiyle aşkın çeşitli yönlerini gösterir.Claudio-Hero ilişkisi daha ciddi, geleneksel ve trajik bir çizgide ilerler.Benedick-Beatrice ise esprili, zekice ve
Alıntı
Kuru GürültüWilliam Shakespeare · Alfa Yayınları · 20212,326 okunma
8/10
·448 syf.··
Beğendi
·
2025 12. kitabı
"Vazgeçme Sendromu"nu muhtemelen duymuşsunuzdur; büyük bir travma sonrası bedenin ve zihnin kendini kapama hali. Anna O., işte bu sendrom nedeniyle dört yıldır uyuyor. İddiaya göre, Anna iki yakın arkadaşını öldürmüş, ardından uyuyakalmış ve bir daha uyanmamıştır. Medya, ona zamanla "Uyuyan Güzel" adını vermiştir. Böylece, Anna O. bir magazin figürü ve haber efsanesine dönüşür. Uluslararası Af Örgütü, Anna Ogilvy'nin insanlık dışı muamele gördüğünü belirterek Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvurur. Adalet Bakanı, suçlu kişiyi serbest bırakmak istemediği için, uyku bozuklukları konusunda uzmanlaşmış adli psikolog Dr. Benedick'i Anna'nın vakasını araştırmak üzere görevlendirir. Şiddet geçmişi olmayan, zengin bir ailenin kızı olan Anna O., durup dururken iki yakın arkadaşını neden öldürmüştür? Dr. Benedick, kanıtları takip ederek detaylı bir araştırma yapmaya başlar. Ancak, hiçbir şey göründüğü gibi değildir. Okudukça, Anna'nın masum mu yoksa gerçekten bir katil mi olduğu sorusu kafamızı sürekli kurcalıyor. Ne olmuştu, ne yaşadı da cinayet gecesinde uyuyakalmış ve dört yıldır bir daha uyanmamıştır? Anna O., 2024 yılının en çok konuşulan kitabı seçilmiş. Bence çok doğru bir karar verilmiş, çünkü kitap gerçekten farklı ve etkileyiciydi. "Uyku Bozuklukları Bilimi" hakkında daha önce hiç duymadığım pek çok yeni bilgi edindim. Kitap, gerçek vakalardan da bahsediyor; Munira Abdulla ve Terry Wallis vakaları gibi. Okurken insanın inanası gelmiyor ama hepsi gerçek. Yalnız, romanın temposu zaman zaman duraklamalarla kesiliyor; özellikle kitabın ortalarında, ana olayın gelişiminden çok karakterlerin içsel düşüncelerine fazla yer verilmiş. Bu, bazı okurların dikkatini dağıtabilir. Final bölümü de biraz uzundu; yazar farklı kollardan ilerleyerek dolambaçlı yollara sapmış. Bu
Anna OMatthew Blake · 2024137 okunma
Puan vermedi·154 syf.··
2024 41. kitabı
·
16 saatte okudu
·
Okunma: 03 Aralık 2024 00:00
İki farklı aşk, Hero ve Claudıo Beatrice ve Benedıck Hero ve Claudıo : Evlilik yolundan giderken Hero'ya tuzak kurulur ve damat kilisede evlilik sözünden dönerek geline haksızlık yapar. Sonrasında Rahibin araya girmesi ve hazırladığı oyunun mutlu son ile bitmesiyle iki genç evlenir. Beatrice ve Benedıck : ikisi de sözde birbirlerinden nefret ediyorlar fakat arkadaşları tarafından oyuna getirilince birbirlerini sevdiklerine emin olurlar.
Kuru GürültüWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20192,326 okunma
7/10
·488 syf.··
2024 17. kitabı
Yüksek çoğunluğun 10/10 verdiği bir kitaba elbette insan büyük bir hevesle ve beklentiyle başlıyor. Ama tahmin edin ne oldu? Evet... fazla beklentiye girmemek gerek romantizmsever dostlarım '-' Açıkçası çok daha iyi karakterleri oturmuş, komik ve aşk dolu regency romanceler okudum. O yüzden kitabın fazla uzatılmış olduğunu düşünüyorum. Bir sure sonra bit artık dedim. Bunu dediğim bir kitap genellikle sıkıldığım bir kitap oluyor ve evet sonları hariç kitabın ortasına kadar sanki çiftimiz aynı ilişkide ve iletişimde döndü durdu. Kitabın konusundan bahsetmeyeceğim zaten çoğu kişi özetlemiş. Callie ve Ralston çiftimiz ise başta ısınamadığım ama kitabın sonlarında tamam olur sizden dediğim bir çift oldu. Peki bayıldığım bir çift mi? Hayır. Bana samimi gelmediler. Yazar sanki fazla zorlamış gibi. Aralarında bir çekim yaratmak için karakterlerin ağzında şehvet cümlelerini dökmek için fazla uğraşmış gibi. Yani doğal, akışında işlenen bir aşk yoktu. Bana geçmedi en azından. Bir de ben şeyi anlamıyorum. Bir kadının maceraperestliği, özgür ve özgün olması, sıradanlığın dışına çıkmak istemesi denilince neden hep akla erkekler ve onların yaptıkları geliyor. Elbette 1800'lerde kadınların özgür ve her istediğini yapan bir dönemde yaşadıklarını söylemiyorum. Ama ne bileyim yazar Callie'nin heyecan arayışını erkeklerle veya erkeklere yönelik bir bağlantı kurmadan yapsa ne kadar hoş olurdu. Kısacası işin içinde errrrkek öznelliği olmasa çok hoş olurdu demek istiyorum +_+ Kitapta şehvet ve tutkunun ne kadar farklı unsurlar olduğunu da çok iyi görmüş olduk. Özellikle Ralston karakterinde bunu net görüyorsun. Kitabın başında Callie'ye duyduğu ilgi sadece elde etme içgüdüsünden kaynaklı bir şehvet iken, sonlara doğru Callie'yi sevdikçe, keşfettikçe bu tutkuya ve onsuz olamamaya
Bir Çapkını Baştan Çıkarmanın Dokuz YoluSarah Maclean · Nemesis Kitap · 2016603 okunma