Erkan

“Benim en sevdiğim taş,kaledir” der sonra.” Ona dikkat etmen gerektiğini düşünmezsin. Dürüst bir taştır. Gözünü vezirin, atın , filin üstünde tutarsın çünkü onlar içten pazarlıklıdır. Ama çoğu zaman kaleye yenilirsin. Dürüstlük her zaman bizim zannettiğimiz gibi bir şey değildir.”
Sayfa 86·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
“İstemek” dedi ölçülü bir sesle, “ilginç bir sözcüktür. Yoksunluğu anlatır. Bazen o boşluğu başka bir şeyle doldururuz ve ilk baştaki istek bütünüyle kaybolur. Belki de senin sorunun istemek değil, yoksun olmak. Belki de cidden yaşamak istediğin bir hayat var.”
Sayfa 61·Kitabı okudu
Alıntı
İnsanlar şehir gibiydi. Bazı kötü yönleri var diye bütün şehirden nefret etmezdiniz. Sevmediğiniz yanları, birkaç tane tehlikeli ara sokağı ve mahallesi olabilirdi ama bir şehri yaşanır kılan şey iyi yönleriydi.
Sayfa 47·Kitabı okudu
Yoksulluk kapıdan girince aşk pencereden uçar.
6/10
·128 syf.··
2025 1. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 10 Ocak 2025 16:18
Öncelikle bu kitap insanın ne kadar katlanabileceğini ölçmek tabanlı yazıldığını düşünüyorum. Taş olsa çatlardı çünkü. Kitap başta gerçekten akıcı bir dile sahipti içinde geçen kültüre adapte olmak (özellikle ben gibi Japonya hakkında çok fazla bir bilgi birikiminiz yoksa) zordu buna rağmen akıp gidiyordu. Ancak 75. sayfa ve sonrasında bir anlamsızlık oluşmaya başladı. Sayfalardaki anlamlar azalıyor felsefeler çoğalıyordu bu biraz okumamı zorlaştırdı. Ana karakterimizin sessizliği bir süre sonra sinir bozucu olmaya başlıyor. Tabii ki günümüzde de olaylar karşısında gerekli tepkiler veremediğimiz ya da suskun olduğumuz durumlar hepimizde vardır ancak "Bir karakter her şeye susmalı mı?" sorusunu aklıma getirdi benim. Karakterimiz insanlardan korktuğunu her sayfada söylüyor ve bunu alamadığı aksiyonlar ile de bize gösteriyor aslında ama alamadığı aksiyonların pişmanlığı ile yüzleşme kısmında o yüzleşmeyi ben göremedim açıkçası. Evet aksiyon alamadı ve evet bundan pişman ama asla kendini düzeltmeye çalışmıyor bunun için. Dahası kendisini insanlara "Soytarı" şeklinde tanıttığı için herkes onu çok masum sanki tüm dünya onun üzerine gelmiş şeklinde düşünmeye başlıyor. Ama aslında onu bu hale getiren bağımlılıklarını kabul etmeyip kendini düzeltmek için önüne gelen şansları "Ama bana bu söylenmedi, bu şekilde olduğu belirtilmedi" şeklinde sözleri ile geri itti. Sonrasında da başkalarına suç bulmaya başlayarak aslında ümitsiz vaka olduğunu belirtse de aslında ümitsiz bir vakadan ziyade tamamen tembel ve kendisi için önemli olan her şey için hiç bir şeyle savaşmadığını gösteriyor. Zayıf karakterli olduğunu gösteriyor diyebilirim. İnsanlığımı Yitirirken'i herkese önermiyorum çünkü bu herkesin okuması gereken bir kitap değil. Zaten kendisi herkesin okuyabileceği bir kitapta
İnsanlığımı YitirirkenOsamu Dazai · İthaki Yayınları · 202560,4bin okunma

Erkan

, bir kitap okudu
6/10
·128 syf.··
3 günde okudu
·
2025 1. kitabı
Osamu Dazai
6.5/10 · 60,4bin okunma