Ahmet Arslan'ın ağızından başladığımız hikayede Podima'da bir cinayet ile olay örgümüz başlıyor. Duygusuz karakterimizin iç muhasebeleri içerisinde bir tepki vermesini beklerken gelen meraklı gazeteci kız ile kitabımızın adını veren hikayeye geçmeye başlıyoruz. Özellikle gazeteci kızı biz okurlara benzettiğimi söylemek istiyorum merak unsuru olarak. Çünkü Ahmet'in anlattığı hikaye her bölündüğünde, uzadığında verdiği tepkiler bir nevi bizim uzantımızdı.
Bu Garip takıntıları olan emekli mühendisimiz Ahmet'in romanlar aracılığı ile bizlere sunduğu hikayeler, yönergeler, durumlar, olaylar ve bunları bağdaşlaştırmalar çok güzeldi. En azından kendimi cidden kitapkurdu birisi ile sohbet ediyormuşçasına gibi hissettim. Bende bazen olayları bu şekilde kitaplar üzerinden anlatıyorum.
Kitabın son 40-50 sayfasında artık Mehmet'in hikayesini sonlandırmaya yaklaştığımız ve ters köşelerin başladığı yerleri çok sevdim. Başarılı bulduklarım oldu ama birkaç tanesini tahmin ediyordum. Katil beni şaşırttı. Aynı zamanda son dönem masa oyunlarından ( tahminimce kategorisi budur) olan Dedektiflik oyunları gibi katili sonda ipuçlarıyla bizlerinde bulabileceğini gördüğümde sevindim açıkçası.
Bu biraz incelemeden ziyade kendi görüşlerim gibi oldu ama kitabı yeni bitirdiğim için çok detaylı inceleyebilecek bir odakla düşünemedim. Ancak önerdiğimi yazmak istediğim için bu yazıyı yazıyorum.
Keyifli Okumalar!!