Erkan

Zira kahraman denen şey insanın en sade ve karanlık haliydi.
6/10
·88 syf.··
2025 19. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2025 14:31
Yürümek kitabı "yürümek" eyleminin aslında düşünmekle nasıl bağdaşlaştığını anlatan bir kitap diyebilirim. Bu kitapta fiili anlamda yürürken düşünsel anlamda da yürümek, düşünmek, mantığı anlatılmak istendiğini söyleyebilirim. Öncelikle çok güzel bir "overthink" kitabı bence. Kendi hayatımda da bazen yaşadığım buhranları yürüyüş ile geçirebiliyorum o yüzden benim için bağ kurması kolay bir kitaptı. Akıcılığı konusunda 2. bölümü daha çok sevdim. 1. bölüm istediğim gibi akmadı. Ya da Hizmetçi serisinden sonra okuduğum için az gelmiş olabilir bana. Genel anlamda sevdiğim fikirlerine katıldığım yerler oldu. Kitap hakkında biraz yorucu bulduğum şey ise yürümekten bahsederken etrafını çok detaylı anlatması. Bir de sanki çarşıda dikilmişte insanlara bağırarak bunu anlatıyormuş gibi bir durum canlandırdı bende bazı sayfalarda. Bu imgeyi sevdim ama bence kitaba uyuyordu. Dediğim gibi betimleme bazen yorucuydu çünkü bu bir roman değildi ve düşünce-felsefe klasiğinde bu kadar betimlemeyi pek anlayamadım diyebilirim. Kitabın içindeki alıntıları da sevdim. Keyifli Okumalar!!
1000Kitap
YürümekHenry David Thoreau · Can Yayınları · 20204,547 okunma
Reklam
Biz neden kitap okurken bazı cümlelerin altını çiziyoruz?
5/10
·168 syf.··
2025 15. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 10 Mayıs 2025 19:43
Okuduğum ilk Yekta Kopan kitabı oldu Belki Yaz Erken Gelir. Öykü öykü olmasına rağmen bu kadar skalası geniş olabileceğini tahmin etmemiştim. İlk 20 sayfa falan alışma sürecim oldu diyebilirim. Kitabın en sevdiğim kısmı kesinlikle yormamasıydı. Özellikle ağır kitaplardan ya da seri kitaplardan sonra okunabilecek çıtır çerez diyebileceğimiz bir kitaptı. Tabii çıtır çerez diye hafife almak olmaz kitapta çok güzel anlatılar var ancak edebi açıdan da çok iyi değildi diyebilirim. Bu anlatılarla birlikte akıcılığı da o kadar güzeldi. Keyifli okumalar!!
1000Kitap
Belki Yaz Erken GelirYekta Kopan · Can Yayınları · 2024826 okunma
Hikâye nerede başlıyor, gerçek nerede bitiyormuş?
9/10
·330 syf.··
Beğendi
·
2025 14. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 04 Mayıs 2025 18:22
Ahmet Arslan'ın ağızından başladığımız hikayede Podima'da bir cinayet ile olay örgümüz başlıyor. Duygusuz karakterimizin iç muhasebeleri içerisinde bir tepki vermesini beklerken gelen meraklı gazeteci kız ile kitabımızın adını veren hikayeye geçmeye başlıyoruz. Özellikle gazeteci kızı biz okurlara benzettiğimi söylemek istiyorum merak unsuru olarak. Çünkü Ahmet'in anlattığı hikaye her bölündüğünde, uzadığında verdiği tepkiler bir nevi bizim uzantımızdı. Bu Garip takıntıları olan emekli mühendisimiz Ahmet'in romanlar aracılığı ile bizlere sunduğu hikayeler, yönergeler, durumlar, olaylar ve bunları bağdaşlaştırmalar çok güzeldi. En azından kendimi cidden kitapkurdu birisi ile sohbet ediyormuşçasına gibi hissettim. Bende bazen olayları bu şekilde kitaplar üzerinden anlatıyorum. Kitabın son 40-50 sayfasında artık Mehmet'in hikayesini sonlandırmaya yaklaştığımız ve ters köşelerin başladığı yerleri çok sevdim. Başarılı bulduklarım oldu ama birkaç tanesini tahmin ediyordum. Katil beni şaşırttı. Aynı zamanda son dönem masa oyunlarından ( tahminimce kategorisi budur) olan Dedektiflik oyunları gibi katili sonda ipuçlarıyla bizlerinde bulabileceğini gördüğümde sevindim açıkçası. Bu biraz incelemeden ziyade kendi görüşlerim gibi oldu ama kitabı yeni bitirdiğim için çok detaylı inceleyebilecek bir odakla düşünemedim. Ancak önerdiğimi yazmak istediğim için bu yazıyı yazıyorum. Keyifli Okumalar!!
Kardeşimin HikayesiZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2019126,5bin okunma
"İyi şeyler unutulmaz, seni unutmayacağım"
7/10
·68 syf.··
Beğendi
·
2025 13. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2025 00:06
Dedi ünlü yazar R. ama zaten hatırlamadığı bir kişiyi nasıl unutabilecekti ki? Öncelikle incelememde spoiler bulunmaktadır dikkatinize!! Kitapta çocuksu bir beğenme ve hayranlıktan başlayarak bunun bir hoşlantı, aşk, ona ait olma ve saplantı süreçlerini okuyoruz. Bu olay örgüsünde kadının çocuğunun acısını yaşamak yerine onu asla tanımayan adama kendini tanıtmak için yazdığı 20-25 sayfalık mektubu yazar. Evet çocuğu için çabalamış ve bir şekilde çocuğuna babası gibi üst tabaka hayatı tattırmış. Ancak eline geçen her fırsattı da adını ya da hiçbir adresini vermediği o adamın onu tanır umuduyla geri itmiştir. Zweig'ın kendi okuduğum kadarıyla diğer romanlarında da olduğu gibi erkek karakterimiz üst tabaka beyfendiliği ve karanlık bir yüzü var. Bu motifi görmek benim de çok hoşuma gidiyor. Keyifli okumalar dilerim.
1000Kitap
Bilinmeyen Bir Kadının MektubuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022266,4bin okunma
Rüzgârın yere savurduğu yapraklar gibidir insan soyu
8/10
·132 syf.··
Beğendi
·
2025 12. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 28 Nisan 2025 03:51
Abartı olmayacaksa ben bu kitaba başucu kitabı demek isterim. Okurken her bir cümlede kendi hayat görüşümle benzeşen anlamlar görmek beni mutlu etti. Bakış açımı geliştirdi. Tabii katıldığım noktaları kadar katılmadığım noktalarda var. Ama katılmadıklarımın çoğu günümüz toplumsal yapısından kaynaklı. Felsefenin çok sevdiği bir konu olan iyilik ve kötülük hakkında güzel düşünceler var içerisinde. Eserde beni biraz yıpratan şey (puan düşme sebebi de o) aynı cümlelerin kısmen aynı şekilde tekrar tekrar olmasıydı. Bunun sebebi muhtemelen 12 ayrı kitap olması orijinalinde. Onun haricinde dediğim gibi 1-2 yılda bir tekrar okumalık bir eser diyebilirim. Kesinlikle tavsiyemdir. Keyifli Okumalar!
1000Kitap
Kendime DüşüncelerMarcus Aurelius · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202427,9bin okunma
Reklam