Yine de galiba bazı insanlar yolda olmak için geliyorlardı hayata. Dikiş tutturamayan, bir yerde uzun süre kalamayan, doğuştan huzursuz insanlardık biz. Ne kadar istesem de, bazıları gibi yıllarca aynı sokaktan yürüyüp aynı eve varamazdım ben mesela, aynı anahtarla aynı evin kapısını açamazdım. Yerinde durmadı ki hiç hayat, o dursa ben durmadım. Ne zaman "evimdeyim" hissi peyda olsa içimde, ani bir manevrayla başka bir yöne saptı hikaye. Sonrası bilindik mevzular, hadi bakalım, ev bininci kez kutulara dolduruldu, tekerleklerin üzerine yüklendi, başka bir yere taşındı. Eve yürüdüğüm yol değişti biteviye. Yatağım değişti, yatağa sırtüstü uzandığımda baktığım tavan. Pencereden görünen ağaç. Ekmek ve yoğurt aldığım bakkal.