Yaşlı adam bir bana, bir çocuğa, bir camdan dışarı bakıp, "Aptal mısın ki, ağlıyorsun?" diyor. Yineliyor durmadan; bir-iki değil, on kez belki. Sıkılıyorum, bitiyor içim. "Aptal olduğundan değil, insan olduğundan ağlıyor," diyorum sinirli sinirli, "neyiz ki biz? Eşya mıyız ki, ağlamayalım? Eşya mı olduk? Anestezili mi yüreklerimiz?" Sanki korkuyor; gözleri öyle. Demiyor bir şey.