İki yakın arkadaş olan Ender ve Çetin, geçmişin izlerini taşıyan, sessiz ve sakin insanlardır. Hayatlarına genç bir kız olan Nihal girince her şey değişir. Onunla birlikte hem geçmişleri hem de duyguları sorgulanır.
Roman, konuşulmamış duygularla doludur. Cümleler sade ama derindir. Ankara’nın sokakları, eski şarkılar ve paylaşılan suskunluklar kitaba atmosfer katar.
Kısacası, bu roman bir aşk hikayesi değil; sevmenin, beklemenin ve kabullenmenin hikayesidir.
‘Bazı insanlar birbirine geç kalır’
Neden bir de rüya görürüz? Her şey olup bittikten sonra neden bir de rüya görürüz? Karmaşanın, keşmekeşin, hayatın yorucu zenginliğinin içinde eksik kalan nedir ki, uykunun kuytusunda ille de tamamlanması gerekir?