"Arzu, diğer duygulara oranla kalp atışını arttırdıkça arttırıyor ve beynin daha fazla zerreyle dolmasına neden oluyor. Bu zerreler beyinden kaslara geçiyor, tüm duyuları daha da keskinleştirip vücudun her yanını harekete geçiriyor."
".. çünkü biraz gayretle akıldan yoksun hayvanların bile beynindeki uyarımlar değiştirilebiliyorsa, hiç kuşkusuz insanlar söz konusu olduğunda böyle bir değişim çok daha rahat gerçekleşebilir hatta en zayıf ruhlu insanlar bile duyguları üzerinde mutlak bir hakimiyet elde edebilirler, yeter ki onları terbiye etmek ve idare etmek için gereken gayreti gösterebilsinler."
"Çünkü hiç kuşku yok ki, en cesur ruhlara sahip insanlar, iradeleriyle duygularını doğal bir şekilde yenebilen ve o duyguların beraberinde bedensel uyarımları bastırabilen insanlardır."
“Mesela genelde uyurken, hatta bazen uyanıkken bazı şeyleri öyle canlı hayal ederiz ki, sanki onları tam karşımızda görüyormuşuz ya da bedenimizde hissediyormuşuz gibi oluruz, gerçekte orada olmadıklarını bile bile. Oysa uyurken veya rüya görürken kendimizi üzgün hissetmemiz ya da başka bir duygudan etkilenmemiz mümkün değildir, eğer ruhun kendi içinde gerçekten böyle bir duygu durumu yoksa.”