Zalim birgün olup da idbâra düşünce, halk intikamını alır. Nitekim herkes için ürkütücü olan engerek yılanı güçsüz kaldığında onu, küçücük karıncaların bin parça ettiğini görürsünüz.
Sayfa 39 - Babıali Kültür Yayıncılığı·Kitabı okudu
Şeyh Gâlib de der ki:
Mazlûma olur keyfer-i bed-hûyî-i zâlim
İklîm-i gamın başka bir hâlet var içinde
[Dünya hayatında, kötü huylu zalimin yaptıklarından dolayı ceza görmediği ve mazlûmun hep bedel ödemek zorunda kaldığı görülür. Ancak bu sadece bir görünüştür. İşin aslı ise şudur ki; zalim geçici dünya hayatında mutlu görünse de, asıl hayatta hem de kalıcı surette gülen (son gülen iyi güler) mazlum olacaktır. Bu dünya hayatı imtihan sahasıdır.]
Sayfa 37 - Babıali Kültür Yayıncılığı·Kitabı okudu
Zâlimin ser-rişte-i ikbâlini bir âh keser
Rızka mâni’ olanın rızkını Allah keser
(Güçlü zâlimin göz kamaştıran ikbâli gün olur da, gördüğünde selâm vermekten imtina ettiği bir mazlûmun bedduası ile yerle bir olur. İnsanların rızkına mani olmaya tevessül eden de –gerçi rızk kefalet altındadır, bu gayreti boşunadır ya…- bir bakar ki kendisi el açar duruma gelmiş)
Sayfa 36 - Babıali Kültür Yayıncılığı·Kitabı okudu