Usta, bakır ve çelikten yapılmış bir makineyi, esintinin çiçekleri hareketlendirmesi gibi bedenlere can veren ve adına ruh denen Tanrı’nın nefesiyle kıyaslayabilir misiniz? Bacaklarımızı ve kollarımızı hareket ettiren görünmez çarklar olabilir mi sizce? Hangi parçalar zihnimizde düşünceler doğuracak kadar iyi ayarlanabilir ki?
İnsanın ta derinlerinde söken bir şafağın yansıması olamıyorsa gün ışığının ne önemi var? Sabah, ruhumuzu besleyecek hiçbir şey ortaya çıkarmıyorsa, gecenin örtüsünü neden üzerinden atar ki? 
Yıldızlar güneş battıktan sonra insanlar gözünü dikip baksın ya da sönük bir ışık saçsın diye değil, daha büyük şeylere hizmet etmek için oradadırlar.