“Yılmamalı,” diyordu, “yoluna bir dağ çıkan seyyahlar gibi olmak lazımdır. Şüphesiz o dağ olmasaydı yol daha kısa ve daha kolay olacaktı. Fakat madem ki bir kere olmuştur ne çare! Onu aşmanın yoluna bakmalı’’
Hiçbir an yoktur ki seni, kendi başını ve etrafındakilerin başını tüketmesin! Hiçbir dakika yoktur ki isteyerek veya istemeyerek bir yıkıcı olmayasın! En suçsuz bir gezintin, bin zavallı böceğin hayatına mal olur. Binbir emeğin mahsulü olan bir karınca yuvasını bozmak ve o küçük hayat âlemini mezarlığa çevirmek için bir adımın yeter.