Sanırsam 2014-15 yıllarıydı. Özel bir dini yurtta talebeydim. Gün içinde pek fazla hobi tarzında kitap okuyamadığım için, gece yatağımda kitap okurdum. Ve kendisi o zamanlarda merak saldığım uzay temalı kitaplardandı ve ilk okuduğum kitaplardan. Yatakhanenin en kuytu köşesinde bir yatağı arkadaşımla anlaşarak değiştirdim ve her gece en az birkaç sayfa okumak üzere yaklaşık bir ay içinde bitirme seviyesine gelmiştim. Daha sonra kitabın tam sonundayken araverdim ve o süre zarfında filmi çıktı. ve o zaman dayanamayıp filme gittim. Kitap olsun film olsun üslup bakımından tam bana hitap ediyordu. Bu bence çok samimi bir dil. Ayrıca akıcılık var ve hikaye kendine çekiyor insanı. Gerçeğe dayalı olması da -yani gerçekte yaşanma potansiyeli olan bir olay olduğu için- bir farklı insanı içine çekiyor. Yani okuduğum vakitlerde ''acaba kurtulabilecek mi? Bunu nasıl atlatacak?'' diye kalbim çarparak okumuştum. Çok uzattım konuyu neyse. Şiddetle tavsiye ederim.