“Zaman değerlidir. Onu yitirme.”
9/10
·304 syf.·
2026 12. kitabı
Momo, bize distopik bir masal anlatısı sunuyor. Ve her masalın bir mesajı vardır günümüze. Momo’nun mesajı ise insanların insanlığını koruyabilmesi zamanının kıymetini bilmesine bağlıdır. ••• Yazar neden masal aracılığıyla modern çağa gönderme yapmayı tercih etmiş? Bunun birçok sebebi olabilir. Benim kanaatime göre masallar ve hikâyeler, hakikati doğrudan söylemekten daha etkili bir yol sunar. İnsanlar kendilerine anlatılan gerçeklere bazen direnç gösterebilir; fakat bir hikâyenin içine gizlenmiş hakikat, kalbe daha kolay ulaşır. Olağanüstü olaylar ve semboller sayesinde okuyucu, kendi hayatını fark etmeden sorgulamaya başlar. Momo da tam olarak bunu başarır. Bir çocuk masalı gibi görünürken aslında modern insanın zamanla, hayatla ve kendi ruhuyla kurduğu ilişkiyi anlatır. Kitabın en önemli mesajı: “İnsan, sevdiklerine, hakikate ve kendi ruhuna ayırdığı zamanı koruyabildiği ölçüde özgürdür.” ••• Kitap adeta çağımızın bir fotoğrafını çekmiş. Yazar, kitaptaki her karakterle çağın farklı bir sorununa vurgu yapmış. Beppo, Gigi, Kassiopea, Duman Adamlar, Hora Usta ve tabii ki Momo. Her bir karakterin yaşamından derin dersler çıkarıyoruz. Kapitalizm, hızlı yaşam, hedonizm, hayal gücünü kaybetme, tektipleşme, bireyselleşme, bencillik, vs. Sürekli vaktimizin yetmediğine şikayetle geçiyor günlerimiz. Hiçbir şeye yetişemiyoruz, hep zaman az geliyor. Şöyle dönüp baktığımızda “neler yaptık?” diye kendimize sorduğumuzda ise çok da ahım şahım işler yapmadığımızı görüyoruz. ••• Kitaptaki Duman Adamlar bana şeytanın insana verdiği vesveseleri çağrıştırdı. İnsan, hayatı boyunca farklı seslerin çağrısıyla karşı karşıya kalır. Bu sesler bazen hakka, bazen de batıla yönlendirir. Hak ile batıl arasındaki mücadele insanlık tarihi kadar eskidir ve kıyamete kadar da devam edecektir.
MomoMichael Ende · Pegasus Yayınları · 201782,2bin okunma
Zihin, zaman ve farkındalık
Puan vermedi·304 syf.··
2026 4. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2026 00:00
Momo iyi dinler. O dinlerken insanlar birbirlerini anlamaya başlar. Tartışmalar yumuşar, karmaşa sakinleşir. Michael Ende’nin Momo romanında dinlemek yalnızca bir iletişim biçimi değildir; aynı zamanda bir farkındalık hâlidir. Momo’nun en güçlü yanı konuşmak değil, gerçekten dinleyebilmektir. Çöpçü Beppo, Momo’nun en yakın dostlarından biridir. İnsanlar ona soru sorduklarında hemen cevap vermez. Sessizleşir, düşünür ve sonunda öyle sade şeyler söyler ki, insan kendi sorusunu bile unutabilir. Çünkü Beppo cevap vermekten çok fark ettirir. Beppo’nun hayatı aceleye karşı kurulmuş gibidir. Sokakları süpürürken kendi ritmini tekrar eder: “Bir adım, bir nefes, bir süpürge.” Bu cümle kitabın ruhunu da anlatır. Çünkü insan yalnızca yaptığı şeye gerçekten odaklandığında anda kalabilir. Beppo’nun taşlardan ve eski duvarlardan söz ettiği bölümler bana insanın bazı şeyleri yalnızca bilgiyle değil, sezgiyle de hatırlayabileceğini düşündürdü. Sanki geçmiş çağların izlerini hissedebiliyordu. Bu durum bana büyük bir farkındalığı çağrıştırdı. Çünkü Momo ile Beppo’nun ortak noktası yargısız olmalarıydı. Onlar hayatı aceleyle tüketmek yerine gözlemleyen insanlardı. Momo’nun diğer yakın arkadaşı Gigi ise Beppo’nun tam tersidir. Hareketli, konuşkan ve hayal gücü yüksek biridir. Turistlere uydurma hikâyeler anlatır, onları eğlendirir. Parasız kalmayı önemsemez; onun için önemli olan kendisi olarak kalabilmektir. Gigi ve Beppo birbirinden çok farklı görünseler de ikisini birleştiren şey, hayatı hâlâ canlı bir yer olarak görebilmeleridir. Kitabın en çarpıcı tarafı “duman renkli adamlar”dır. Bana göre onlar yalnızca sistemi değil, insan zihninin hiç susmayan tarafını da temsil ediyor. Sürekli konuşan, hesap yapan, kıyaslayan, yargılayan o iç sesi… İnsan bazen kendi zihninin içinde
MomoMichael Ende · Pegasus Yayınları · 201782,2bin okunma
Reklam
Tuhaf Öykü
Puan vermedi·304 syf.··
2026 15. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 28 Mayıs 2026 12:25
Momo’nun incelemesine ilk önce genel bir değerlendirme yaparak başlayayım. Kitap hacmine ve olumsuz eleştirilerine rağmen hızlı bitti. Kitaptaki temel eleştiri insanların zaman kazanmak için tektipleşmesi, ruhu ve insan ilişkilerini bir kenara itmesi ve bunları fark edememesi üzerine yoğunlaşmış. Bazı karakterler ile de anlatım sembolik olarak bize geçiyor. Mesela anladığım kadarı ile; Momo’nun iyi bir dinleyici olması, günümüzde dinlemenin zorluğu ve bunu isteyenin de azlığını ifade ediyordu. Çünkü bu insanı zaman ayırmaya iten bir olay. (Kitabı okurken Momo’nun yavaşlığına gıcık olduğum anda vermek istediği mesajı daha net kavradım. ) Duman adamlar beyaz yakalılar gibi hissettirdi. Kapitalist sistemin peşinden gidişimiz, başta iyi gibi gözükmesi ancak sonunun hüsran olması . Ve biz varsak var olması gibi pek çok yön konuşulabilir. Kaplumbağa bana içimizdeki doğruyu gösteren taraf gibi geldi. Nefse karşı verdiğimiz direniş gibi kendimizden bir parça bizi yönlendiren, müdahale edemeyen ama önceden haber veren bir kuvvet.. Ebeveynlerin çocuklarına zaman ayıramama ve onları eşyalar ile oyalama hatta günümüzdeki kreşlere benzetebileceğimiz depo sistemi de kendimizi eleştireceğimiz başka bir alan olarak karşımıza çıkıyor. Momo’nun oyun arkadaşları ve onların yaşadığı süreçler ise bana şunu hissettirdi. Herkesin yolculuğu çok kendine özgü ve bireysel. Bu yolculukta zamanın ya da herhangi kaybolma potansiyeli olan bir değerin farkına varabilen çok çok az olacak. Farkına varıldığı anda ise sen bir şeyleri değiştirmiş olsan bile etrafındaki insanlar bunu çok fark etmeyecek. Sana samimiyetle kalpten inananlar hariç. Ya da seninle benzer olayları yaşayanlar hariç. (Momo Beppo ortaklığı gibi) Daha çok şey yazabilirim aslında. Yavaşlamaya vurgu yapmışken insana çok yazı yazma
MomoMichael Ende · Pegasus Yayınları · 201782,2bin okunma
Zaman Hırsızlarına Karşı Direnen Saf Ruhun Romanı: Momo
10/10
·302 syf.·
2026 17. kitabı
Michael Ende’nin 1973 yılında kaleme aldığı Momo, görünüşte fantastik bir çocuk masalı çatısına sahip olsa da, derinliklerinde endüstrileşmiş ve kapitalistleşmiş modern toplum düzenine, insanın nesneleşmesine ve yabancılaşmasına yöneltilmiş en güçlü sosyal realizm eleştirilerinden biridir. Romanın temel omurgasını oluşturan "Zaman Tasarrufu Şirketi" ve onların gri takım elbiseli, kül renkli, insanlardan çaldıkları zamanın küllerinden yapılmış sigaraları tüttüren sinsi temsilcileri Duman Adamlar; aslında verimlilik, rasyonellik, sürekli üretim ve körü körüne tüketim çılgınlığı üzerine kurulmuş modern ekonomik sistemin kusursuz birer alegorisidir. İnsanları daha çok zenginleşmek, daha prestijli hayatlar yaşamak ve "faydasız" görülen sanatı, dostluğu, sevgiyi, dinlenmeyi, hatta yaşlı anne-babaları ziyaret etmeyi hayatlarından çıkararak zaman biriktirmeye ikna eden bu hırsızlar, insanlığın trajedisini başlatır; çünkü zaman, tasarruf edildikçe çoğalan bir meta değil, tam tersine mekanikleştikçe insanın içini kurutan, onu yalnızlaştıran ve mutsuzlaştıran soyut bir hapishaneye dönüşür. Bu grileşen ve tek tipleşen dünyaya karşı tek direniş odağı, bir amfitiyatro yıkıntısında tek başına yaşayan, mülkiyetsiz, hırslardan arınmış ve en büyük erdemi karşısındakini "gerçek bir dikkat ve derinlikle dinlemek" olan küçük kız çocuğu Momo'dur. Momo’nun varlığı, modern insanın uzun süredir unuttuğu aktif dinleme, sessizliği paylaşma ve karşısındaki insanın ruhuna ayna tutma yeteneğinin insanlığı iyileştirici gücünü simgelerken, onun en yakın dostları üzerinden toplumsal tabakaların ve insan tiplerinin dönüşümü incelenir. İşini her adımına, her nefesine ve süpürgesinin her vuruşuna odaklanarak, geleceğin kaygısından arınmış bir bilge gibi yapan Çöpçü Beppo "an'ı yaşamanın" ve emeğin
MomoMichael Ende · Kabalcı Yayınevi · 201382,2bin okunma
Puan vermedi
“Bak Momo,” derdi, “ne oluyor, biliyor musun? Bazen insanın önünde upuzun bir cadde uzanır. Öyle uzun ki, insan sonu hiç gelmeyecek sanır.” Beppo bu kadarcık laftan sonra bile bir süre önüne bakarak susar, sonra devam ederdi: “O zaman acele etmeye başlarsın. Gittikçe daha çok acele edersin. Her önüne baktığında yolun hiç de kısalmamış olduğunu görürsün. Daha hızlı ve daha gayretli çalışırsın; sonunda nefesin kesilir, gücün tükenir. Ve cadde hâlâ önünde upuzun durmaktadır.” Bir süre daha düşündükten sonra sözünü sürdürürdü: “İnsan hiçbir zaman bütün caddeyi birden düşünmemeli, anlıyor musun? Yalnızca bir sonraki adımı düşünmeli, bir sonraki nefesi, bir sonraki süpürge darbesini.” Sonra yine durup düşünürdü: “Bundan zevk alırsın işte. Bu önemlidir; o zaman görevini iyi yaparsın. Böyle olması gerekir.” Ve yine bir süre sustuktan sonra eklerdi: “Birden fark edersin ki, adım adım bütün caddeyi süpürmüşsün. Nasıl olduğunu anlamadan.” Başını sallayarak sözlerini tamamlardı: “İşte önemli olan budur.” Bu bölüm, insanın hayat karşısında bunalmamasını anlatıyor. Momo içindeki Beppo’nun söylediği şey aslında şu: Hayatta bazı hedefler, sorunlar ya da sorumluluklar gözümüzde çok büyür. Mesela: sınavlar, gelecek kaygısı, iş yükü, kilo verme süreci, uzun vadeli hedefler… Hepsine aynı anda bakınca insan yoruluyor ve “Bunu asla bitiremem” hissine kapılıyor. Beppo da bunu “upuzun cadde” ile anlatıyor. Verdiği mesaj şu: Bütün yolu düşünürsen korkarsın. Sadece bir sonraki adımı düşünürsen ilerlersin. Küçük küçük devam edersen, fark etmeden yol tamamlanır. Yani: “Her şeyi bir anda çözmeye çalışma. Şu an yapabileceğin küçük adıma odaklan.” Aynı zamanda hayatın sadece “yetişmek” olmadığını da söylüyor. Sürekli acele eden insan hem yoruluyor hem yaptığı şeyden zevk alamıyor. Ama adım adım
MomoMichael Ende · Pegasus Yayınları · 201782,2bin okunma
Puan vermedi·304 syf.··
2025 6. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 28 Şubat 2025 11:52
·
Kitabın ana konusu kapatilizm in bizde oluşturduğu yalnızlık ve yabancılaşma. Bu kitap bunu bize karakterlerle çok güzel yansıtmış. Kitabın ana karakteri Momo. Büyük bir kentin tiystro harabeisnde yaşıyor. Onun en belirgin özelliği insanları çok güzel dinliyor. Momo ya dertlerini anlatmak insanların çok hoşjna gidiyor ve sürekşi birileri anlatmak içşn geliyor. Günümüzde insanlar o kadar yalnızlaştı ki 2 laf edecek insan bulamıyoruz. Dostluk diye birşey kalmamış. Hep bir çıkar arkadaşlığı mevcut. Birbirini düşünme, empayi kurma yok. Herkes kendi derdinde. İyi niyet gösteren, arkadaşlığı ön planda tutan, insanlara gereğinden fazla değer veren kişiler daha da yalnızlaştırılmış. Aslında Momo bize dinlenmeye ne kadar aç olduğumuzu gösteriyor. Momo nun dinledikleri insanlar bi süre sonra sistemi sorgulamaya başlıyor. Bu durım yetkilileri rahatsız ediyor. Duman adamlar ortaya çıkıyor. Duman adamlar beyaz yakalıları temsil ediyorlar. Zaman kavramı para ile eşleştirilmiş. Duman adamlar insanların vakitlerini çalıyor. İnsanlar zamandan tasarruf etmek için sevdikleriyle yaptıkları şeylerden vazgeçiyorlar ya da sevdiği şeyleri yapmaktan. Ne kadar tasarruf yaparlarsa o kadar başarılı olacaklarını düşünüyorlar. Her yer tek tip inşa edilmiş. İnsanlar robotlaşmış. Sosyal ilişkiler yok denecek kadar az. Bebekler ve çocuklarla aileler ilgilenmiyor çünkü bunu zaman kaybı olarak görüyorlar. Onlara bakmak yerine pahalı oyuncaklar, robotlar alıyorlar. Bundan dolayı çocuklar hayal güçlerini ve yaratıcılıklarını kabedip robotlaşıyorlar. Günümüzde de ekran bağımlılığı bunu anımsatmıyor mu? Momo ortadan kaybolunca Beppo olayları gidip polise anlatıyor fakat polisler buna inanmıyor. Hatta onu akıl hastanesine kapatıyorlar. Bu durum günümüzde şuna benzemiyor mu; gerçekleri ne kadar anlatsak da
MomoMichael Ende · Pegasus Yayınları · 201782,2bin okunma
Reklam
Reklam