Şu kadınlar ne garip mahluklar. Duygusal durumları ne kadar çabuk değişebiliyor. Küçücük şeylerden nasıl da hemen etkileniveriyorlar. Bir anda dünyanın en mutsuz en kederli, en suçlu insanı iken, nasıl da kolayca gökyüzünün en üst katmanına çıkabiliyorlar. Sevgileri, tutkuları uğruna neleri göze alabiliyorlar. Onlar için yaşamın temel şartı Sevilmek.
Sadece Hayyam gülmüyordu. Gözlerini Cihan'a dikmiş, bu kadına karşı neler hssettiğini çözmeye çalışıyordu; Şiiri öyle saf, belagati öyle saygın, yürüyüşü öyle cesurdu ki.. Ama işte ağzını tıka basa sarı madenle doldurmuş, bu onur kırıcı ödüle teslim olmuştu.
Kalabalığın farkına bile varmadığı kısacık bir an, aşık içinse bir sonsuzluktu bu. Zamanın iki yüzü var, dedi kendi kendine Hayyam iki boyutu; uzunluğunu güneşin seyri belirliyor, kalınlığını ise tutkular.