'Alo' dedi, henüz tam olarak dönmeyen diliyle. Kafasının içinde beyin yerine dondurulmuş marul vardı sanki. Marulun dondurulmaması gerektiğini bilmeyen birisi de bir yerlerde vardı mutlaka. Bir kez dondurulup sonra çözülen marul, tadını tamamen yitirir. Bir marulun gelebileceği en sefil durum da bu olsa gerek.
Kimi şeyleri öğrenmek uzun sürmüyor. İnsan, kimsenin yardımına muhtaç olmadan kendiliğinden öğreniyor içinde bulunduğu şartlarda nasıl yaşanılacağını. Anlaşılmaz bir düzen, bir mekanizma adeta, aynı cins adamları bir araya getiriyor. Sonra, ortak, doğal, beleş yaşama başlıyor. Alışıyorsun buna. Sinir tanımaz bir kaygusuzluk duygusu, ev gibi, aile gibi, kardeş gibi bir şeylerin hiç yokmuş gibiliği. Bunları öğrendiğimde çocuktum daha.