Profesör Do'nun Göz Kliniği
Bu kitap bir hastanenin koridorlarında geçiyor gibi görünse de aslında insan zihninin karanlık odalarında dolaşıyor. Profesör Do karakteri; soğukkanlı, hesapçı ve mesafeli. Onun dünyasında duygular ikinci planda, kontrol birinci sırada. Klinik ise steril bir mekândan çok daha fazlası: güç dengelerinin, etik sorgulamaların ve görünmeyen hesapların döndüğü bir alan.
Yazar, “görmek” kavramını ustaca bir metafora dönüştürüyor. Burada mesele sadece gözle görmek değil; gerçeği kabul edebilmek. Dil sade ama etkili. Gereksiz uzatmalar yok. Cümleler kısa, net ve keskin. Her paragraf bir teşhis gibi; önce rahatsız ediyor, sonra düşündürüyor.
Kitap ilerledikçe okuyucu şunu fark ediyor: İnsan en çok kendi körlüğünden korkmalı. Çünkü bazen gözler açıkken bile gerçek görünmez. Roman, bilimin ışığıyla vicdanın gölgesini karşı karşıya getiriyor ve okuru tek bir soruyla baş başa bırakıyor: Gerçeği gerçekten görmek istiyor musun?