Berat Külahcı

Berat Külahcı
@beratkulahci
İnanılmaz bir kitap olduğunu söyleyemem fakat okuması keyifli
7/10
·416 syf.··
2019 3. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 08 Eylül 2019 03:25
Elflerin Kanı, serinin üçüncü kitabı fakat çizgisel hikayenin başladığı ilk kitap. Kitap çoğunlukla Ciri'nin eğitimini anlatıyor. Çok fazla olay yaşanmıyor. Genel anlamda diyalog ağırlıklı ve karakter ilişkileri ön planda. Bunun yanında zaman zaman arka planda devam eden politik olaylara da daldığımız oluyor. Yeni karakterler tanıyoruz ve evren gitgide genişliyor.
İnceleme
Elflerin KanıAndrzej Sapkowski · Pegasus Yayınları · 20172,187 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
How about a round of Gwent?
8/10
·400 syf.··
2019 1. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 08 Eylül 2019 03:23
Witcher ile ilk defa tanışacak kişiler için diyorum, neredeyse tamamı "gri" olan karakterlerle tanışmaya hazır olun. Bu hikayede kimse saf iyi veya saf kötü değil. Bu konuda keskin bir çizgi yok. Bir karakterden nefret edecek seviyeye gelseniz bile, kendince haklı sebepleri olduğuna şahit olacaksınız. Ya da çok sevdiğiniz bir karakterin aldığı kararlara, yaptığı şeylere gıcık olacaksınız. Dediğim gibi, herkes kendince haklı. Doğruyu veya yanlışı ayırt etmek zor. Kitaba gelirsek, Son Dilek serinin ilk kitabı olmakla birlikte çizgisel bir anlatıma sahip değil. 6 adet farklı öyküden oluşan kitap, zaman atlamalarıyla birlikte sizi bir geçmişe bir geleceğe götürüyor. Bu hikayelerin yardımı ile, yavaş yavaş Witcher evrenini, yaratıkları, kavramları ve karakterleri de tanıyoruz. Kitabın tamamı kusursuz olmasa da okuması keyifli, sürükleyici ve gelecek kitaplar için merak uyandırıcı. En sevdiğim öyküler Ehvenişer, Son Dilek ve Bedel Meselesi. Özellikle Ehvenişer hikayesinde çok güzel diyaloglar vardı. 8/10.
The Witcher - Son DilekAndrzej Sapkowski · Pegasus Yayınları · 20174,286 okunma
4/10
·360 syf.··
2021 8. kitabı
·
7738 günde okudu
·
Okunma: 08 Mart 2021 03:18
Kötü yorumlara rağmen, sonuçta Harry Potter kitabı ne kadar kötü olabilir ki diye düşünerek gidip çıkar çıkmaz almıştım bu kitabı. 5 sene olmuş, vay be... Harry Potter filmlerinin ve kitaplarının benim için ne kadar değerli olduğunu ve bunun sebeplerini anlatsam çok uzun bir yazı olur. Hayatımda dönüm noktası bile diyebileceğim şeyleri tetiklemişti zamanında. Bunu niye söylüyorum? Harry Potter'ı bu kadar seven bir kişinin bile bu kitabı beğenmediğini anlamınızı istediğim için. "Adı Harry Potter olduktan sonra ne olursa olsun severim." mantığına dayanarak okumuştum bu kitabı. Evet, okudum ama ben ne okuyorum diye düşünerek okumuştum. Kitabı bitirene kadar karakterlere gıcık olup sürekli "ne gerek vardı buna şimdi?" diyerek okudum. Kitaptan aklımda kalan tek şey Albus karakterinin ne kadar boş ve sinir bozucu olduğu. Başka aklıma bir şey gelmiyor. 360 sayfa ne okumuştum ben acaba diye düşünüyorum ama yok, başka hiçbir şey hatırlamıyorum. Kitabın tiyatro metni şeklinde yazılmış olması da hiçbir ayrıcalık katmıyor, tam tersine yapay hissettiriyordu. Demek ki bazı şeylerin tadında bırakılması gerekiyormuş. İlla bu kitabı yazacaksan keşke 8. kitap olarak değil de bağımsız bir hikaye olarak çıkarsaydın. J.K. Rowling, Harry Potter gibi harika bir büyücü dünyası yaratan kişiden, Harry Potter markasını yaptığı her hareketle zedeleyen birisine dönüştü zaten gözümde. Yıllar boyunca yaptığı saçma sapan açıklamalar zaten yeterince sinir bozucuyken bir de böyle gereksiz bir "devam hikayesi" yazarak Harry Potter markasının ekmeğini yemeye devam edeyim ve dibini de iyice sıyırayım demiş. Çok şükür ki kitap o kadar ucuzdu ki aklımda bile kalmadı. Harry Potter'ın sonu dendiğinde aklıma gelen tek şey Ölüm Yadigarları'nın sonu hala. Bu kitabın gözümde hiçbir geçerliliği yok. Seri benim
Harry Potter ve Lanetli ÇocukJ. K. Rowling · Yapı Kredi Yayınları · 201612bin okunma
7/10
·648 syf.··
2021 15. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 08 Mart 2021 03:29
The Witcher evrenini üçüncü oyun ile tanıyıp aşırı sevmiştim. Bu yüzden kitapları okumaya başladım ve bu gece son kitabı bitirdim. Öncelikle Witcher'ın kitap serisinin beklentilerimin altında kaldığını söylemem gerek. Oyunlar kendi hikayelerini yazmak, karakterleri işlemek konusunda kitaplardan daha başarılı benim gözümde. Bu, kitapları sevmediğim anlamına gelmiyor. İnanılmaz iyi bulmasam da gayet iyi vakit geçirdim okurken. Fakat yazarın beğenmediğim yazma teknikleri veya tercihleri de oldu. Yani Witcher kitap serisi benim gözümde "kusursuz" bir seri değildi. Son kitap üzerinden düşüncelerimi aktarmaya çalışacağım. SPOILERSIZ KISIM : --- İlk önce sevmediğim şeylerden bahsetmek istiyorum. Sapkowski, karakter hikayeleri arasında çok fazla atlama yapıyor. Geralt'ın, Ciri'nin ve Yennefer'ın dahil olduğu hikayeleri büyük bir heyecanla okurken, bir anda asla umurumuzda olmayacak karakterlere veya olaylara geçiş yaparak ana hikayenin akışını bozuyor. Üstelik çoğu zaman hangi karaktere geçtiğinizin farkında bile olmuyorsunuz. Bölümlerin ilk 3-4 sayfasını (bazen daha fazlasını) "biz nereye geldik yine ya" diyerek okuduğum oldu. Geçmişi ve geleceği beni ilgilendirmeyen karakterler hakkında bazen sayfalarca, anlamsız derecede uzun şeyler okumak zorunda kalıyoruz. Hikayenin akışını bozan bir kaç farklı odak noktası daha vardı. Bunlardan birisi savaşlar ve politik olaylar. Oyunları oynarken, Witcher evrenindeki politikaya hakim olmamız çok hoşuma gitmişti. Gerçekten imparatorluk ve diğer krallıklar arasında yaşanan politik çatışmaları dinlemek, savaşın etkilerini görmek güzeldi. Fakat kitaplarda durum böyle değil. Yazarın anlatma tekniğinden mi kaynaklanıyor bilmiyorum ama kitaplarda politik olayları ve savaşları okurken ben çok sıkıldım. 7 kitaplık serinin son romanı olan
Gölün HanımıAndrzej Sapkowski · Pegasus Yayınları · 20201,030 okunma