"Nasıl doğduğunu merak ediyor musun kız çocuğu?" Kocaman bir sayfada tek bir cümle yazıyordu. "Karnımı bıçakladım." Ürperdim. Bir sonraki sayfaya geçtim. "Çünkü doğmanı istemiyordum ve seni öldürmek istedim."
"Havva bir elmaya uzandı! - ah, elveda, Cennet bahçesi, elveda günahsız sevinçler, hoş geldin yoksunluk ve acı, acıkma ve üşüme ve kalp kırıklığı, mahrumiyet, gözyaşları ve utanç, kıskançlık, kavga, kötü niyet ve şerefsizlik, yaşlanma ve yorgunluk, pişmanlık; sonra umutsuzluk ve cehennemin kapılarının ardına dek açılmasını umursamadan ölümün serbest bırakılması için dua."
"Derinden yaralanmıştım, konuyu değiştirdim. Çok şey ummuştum ve artık rüyamın sonuna gelmiştim. Tabiatımdaki daha âli ihtiyaçları karşılayamazdı, bu konudaki özlemlerim giderilmemiş olarak kalmak zorundaydı, aç ruhum doyurulmayacaktı. Acı bir uyanış oldu bu."