Ebrar Yalçın

Ebrar Yalçın
@bercestemisali
𝓚𝓸̈𝓹𝓻𝓾̈𝓵𝓮𝓻 𝓴𝓾𝓻𝓶𝓪𝓵ı𝔂ı𝓶 𝓤̈𝓶𝓲𝓭𝓲𝓶𝓲𝓷 𝓭𝓪𝓵𝓰ı𝓷 𝓸𝓻𝓶𝓪𝓷𝓵𝓪𝓻ı𝓷𝓭𝓪..
Allport, kendiliğin tüm yönlerini tek bir kavram altında toplayarak buna bildiğim ben (proprium) adını vermiştir.
Alıntı
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Kişilik de yaşayan her şey gibi,büyüdükçe değişir." -Gordon Allport
Alıntı
-Kişiliğin benzersiz formülü- başlığını verelim mi
İnsanları önceden belirlenmiş sınıflara sokmaya uğraşmaktansa bireyi kendi içinde inceleme yaklaşımıyla tek bir bireyin kişiliğini oluşturan özelliklerin benzersiz birleşimini belirlemek mümkündür.
Psikoloji
Örneğin eski Yunanlılar
insanları dörde ayırmıştır: sanguinik (mutlu), melankolik (mutsuz), kolerik (sinirli) ve flegmatik (soğukkanlı). Kişilik tiplerine dönük bir başka çalışmada dış görünüşe yöneliktir. Endomorfik (piknik), mezomorfik (atletik) ektomorfik (zayıf). Bu üç tipin hem dış görünüşlerinin hem de kişiliklerinin birbirinden farklı olduğu öne sürülmekteydi.
İnsan
~"Sevme"nin Sanatı efendim~
Puan vermedi·200 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 12 Mart 2026 23:00
Kitabı ikinci kez de okuyacak gibiyim mutlaka. Çünkü bu sefer kendi seçimimle değil de verilen bir ödev sonucu okudum ve sankii üzerimde baskı var gibi hissederek. Sonra biraz da yavaş ilerledi böyle olunca, o istediğim okurken gelen akışın heyecanıyla okuyamadım gibi gibi pek. İkinci okuyuşum daha sakin rahat sürükleyici olacaktır umuyorum. Ama şimdi tabii gelelim benim kitaptan kendimce oluşturduğum baskı sonucu ile de olsa edindiğim :) küçük inceleme çerçevesine... Sevmek dile kolay, yaşamaya zor bir sanatmış. Bu sanat bizi biz yapan, insanı insan yapan özdeki o insanlığımızı ve yaratılıştaki ayrıcalığımızı yaşayarak öğreten sonsuz bir arayış gibiymiş. Aslında bu arayışın kökleri, yazarın kendi hayat hikayesine kadar uzanıyor. Erich Fromm’un tek çocuk olması ve özellikle annesinin onun üzerindeki o aşırı korumacı, sarmalayıcı sevgisi, onda "sevgi" kavramına dair derin bir merak uyandırmış. Bu boğucu ilgi, sevgiyi sadece bir "bağımlılık" veya "korunma" hali olmaktan çıkarıp, insanın kendi benliğini koruyarak nasıl özgürleşebileceği sorusunu sordurmuştur. Sevmek denilince akıllara ilk olarak genellikle bir kişiye karşı beslenen bir duygu gelse de aksine sevginin tüm yaşama ve dünyaya karşı oluşan bir duygu durumu olduğu anlatılır. Sevgi, insanın sorgularıyla, arayışlarıyla, saklayışlarıyla, deneyimleriyle, yaşayışlarıyla... hatalarıyla, ön yargılarıyla bazen, bazen kendisine miras bırakılanlarla şekilleniyor olmalı. Ama bir de o hayaller yok mu hayaller,sonra sevgilerin sonucu oluşan hayal kırıkları...Sonra bir anlam, bir duygu, bir arayış, bir buluş ve bazen de bir kayboluştur sevgi. İnsanlar, doğası gereği mi yoksa öğrendikleriyle mi bilmem, giderek çıkarcı varlıklara dönüştüler. Bu menfaat bencilliği, tüketmeyi ve almak-vermek dengesini bozarak, sevgi kadar
Duygu ve Düşünce
Sevme SanatıErich Fromm · Say Yayınları · 20207,9bin okunma