“Ecevit ellerin yanacak! Bekle de soğusunlar!”
“Yok, sen soğuk sevmezsin kestane.”
“Ama ellerin yanıyor.”
“Yanmıyor.”
“Nasıl yanmıyor? Sıcak işte görmüyor musun? Bak buhara.”
“Benim ellerim sana kestane soyarken yanmıyor, öyle yaratılmışlar. Sen sıcak kestane yeyebil diye.”
...
“Ellerin yanmadı mı?” diye sordum.
“Yandı,” dedi. Unutmuştu...
Bazen gerek duymazdın zihnineHiç susmayan zihnin lal olurdu beynindeHislerin, düşüncelerin her an seni yönlendirirken bir anda kontrolü bırakırlardı Ve o an korktuğun her şey bir gerçekliğe dönüşürdü:)