“Tek başlarına duran iki kır evi — hala böyle bir şey varsa—, tarlalar üzerinden bir saatlik yürüyüş uzaklıkta da olsalar, en güzel komşuluk içinde olabilirler; buna karşılık, iki kent evi, aynı sokakta karşı karşıya olsalar ya da hatta bir arada yapılmış da olsalar, hiçbir komşuluk bilmezler.”
“Kişinin yaşamı, uzaklıklar ile yakınlıklar arasında yürür : kişi, ne yaparsa yapsın, hep, ya, bir şeylere —birilerine—yaklaşıyor, ya da bir şeylerden —birilerinden— uzaklaşıyordur — hiçbir zaman, bir yerde — birileri ile birlikte— duruyor değil : hep yürüyor..”