Toplumda babalara yüklenen rol sadece evin geçimini sağlamakla sınırlandırıldığında, babanın ebeveyn olarak çocuğuna yönelik duygusal katkısı neredeyse sıfıra indirilmiş olur. Herhangi bir çocuğun sadece maddi ihtiyaçlarını karşılamak, aileye sadece ekonomik olarak dahil olmak ebeveynlik yapmak değil, ancak o çocuğa ve aileye "sponsor olmak" şeklinde açıklanabilir.
Günlük hayatta yaygın olarak kullanılan, "Ben sana diye çevreye güvenmiyorum," ifadesinin masallardaki karşılığını yine Kırmızı Başlıklı Kız'da görürüz. Genç kıza ormandan geçmemesi, ormanın tehlikeli olduğu söylenmiştir. Ormanı tehlikeli kılan kurttur. Sonunda Kurt, Kırmızı Başlıklı Kız'ı kandırır ve başına kötü şeyler gelmesine sebep olur. Toplum bu yargıyla bir genç kızın ne yaparsa yapsın dış etmenlere bağlı tehlikelerle baş edemeyeceğini, eninde sonunda tuzağa düşürüleceğini, bi nedenle bu riski almak yerine kendisine çizilen sınırlar içinde yaşamasının daha güvenli olduğunu öne sürer. Tıpkı pembe otobüslere binmesini söylediği gibi.