Ben hiç Marsilya’ya gitmedim ama şu an gitsem sanki sokaklarına aşina olurmuşum gibi hissediyorum. Bir günde biten keşke bitmeseydi dediğim bir kitap oldu. Wowww inanılmaz bir kitap beklemeyin. Ama öyle yumuşak ki, öyle güzel akıyor ki kitap sanki bende baba ve oğul ile birlikte sokaklarda yürüdüm, onlarla birlikte sohbet ettim.
Bir baba ve oğulun birbirlerini iyileştirmeye, iyileştirirken de tanımaya çalıştığı bir yolculuğu okuyorsunuz Sabahın Üçünde. Devamını hep merak edeceğim bir kitap olarak kalacaksın benim için…
Sabahın Üçü
Ahh bu kitap…
Doğru zamanı bekledim hep okumak için, sindire sindire okumaya çalıştım hep çünkü son sayfasını okuduğumda hissetmiştim beni derinden etkileyebileceğini. Su gibi aktı hikaye.. Adalet işledi iyice içime. Yaşadıkları, sorgulamaları, korkuları, sığınmaları…. Sevilmeyi sevmeyi bilmeyen birinin yalnızlığı… Şimdi gidip bir süre daha Adaleti düşüneceğim bu gece . Kitap ile ilgili tartışacağım yapay zeka ile. Sadece söylemek isterim ki Adaletle tanışmanız lazım. Nermin Yıldırımla tanışmanız lazım…. Teşekkürler Adalet bana tekrardan kendi hikayelerimi yazmam gerektiğini hatırlattığın için, bu hayatı korkmadan, dokunarak yaşamam gerektiğini hatırlattığın için..
DokunmadanNermin Yıldırım