Roman başkarakter olan Cemal’in İstanbul’daki çocukluk ve gençlik anıları üzerine başlayıp oradan ayrıldıktan sonra ‘sahnenin dışı’ olarak nitelenecek olan işgal altındaki İstanbul’ a tekrar gelmesi ile meydana gelecek yeni birtakım olayların tezahürü üzerine kurgulanır.
Kitabın okunma süreci içerisinde beni en çok etkileyen kısım Millî Mücadele için çalışmalar yapan, idealist kişiliğe sahip olan İhsan karakteri ile Cemal arasındaki diyaloglar ve anılar oldu. Tabii bununla birlikte kitapta göze çarpan birçok özelliği bulunan karakterler bulunmakta ve hepsi de oldukça iyi işlenmiş.
Kitapta Cemal adlı karakterimiz çevresindeki kişiler üzerine ki bunlar başta Sabiha, İhsan, Nasır Paşa vb. olmak üzere bunlara dair analizleri, anıları ve de betimlemeleri mevcut. Her ne kadar kitapta bir burun üzerine sayfa boyunca bir yazı okumuş olsam da bu tasvirin akıcılığı ve ciddiyeti beni oldukça etkiledi diyebilirim. Kitapta oluşturulan bu betimlemeler ve de ağdalı denilebilecek dil, kitabı durağan olmakla beraber aynı zamanda sürükleyici, anlaşılır olmakla beraber tahayyül etmesi zor yerleri de mevcut hale getirmiş. Ama bu durumun kitabın kötü eleştirisi olarak algılanması istemiyorum bilhassa böyle bir hissiyat oluşturuyor olması kitabın okunmasını daha cazip hale getirdi benim için.
Dili, karakter tiplemeleri ve olay örgüsü ile etkileyici olan bu kitabın okunmasını tavsiye ederim. Şimdiden keyifli okumalar.