Her şey yok olup yalnız o kalsa, benim varlığım gene devam ederdi; her şey yerinde kalıp o ortadan kaybolsa, evren bana büsbütün yabancı olurdu. Ben onun bir parçası olamazdım.
Ruhlarımızın neyle yoğurulduğunu bilmiyorum ama, onunkiyle benimki aynı hamurdan, Edgar’ınki ise benimkinden ay ışığıyla şimşek pırıltısı, ateş kırağı kadar farklı.
Onun gönlünde sadece iki puta yer vardı: Biri karısı, biri de kendisi. İkisini de severdi ama, birine tapardı, onun kaybına nasıl katlanabileceğini düşünemiyordum.