Kadınların zihinleri, salt erkeklere bağımlılığa değer vermek üzere biçimlendirildiyse; bir koca bulduğu zaman kadın kendini amacına ulaşmış hissediyor, gelişmemiş gururu böylesine değersiz bir taçla tatmin oluyorsa, bırakalım o, hayvanlar krallığınınkinin üzerinde iş ve uğraşların bulunmadığı dünyasında, kendinden memnun bir şekilde kölelik hayatı yaşasın.
Zayıflık erkeğin kibirli onurunu uyandırıp onda kadına karşı bir şefkat uyandırabilir, ama bir haminin üstünlük taslayan okşayışları, saygınlık isteyen ve bunu hak eden soylu bir ruhu tatmin edebilir mi?
İncelik erdem kadar yüksek bir değer değildir ve en övülesi hedef, cinsiyet ayrımını göz önüne almadan, bir insan olarak iyi bir karakter geliştirmektir.
Erkekler kendi özgürlükleri için, kendi mutluluklarına ilişkin olarak kendi adlarına karar verebilmek için mücadele edebilirken, kadınların, onların mutluluğu düşünülerek yapılsa bile, baskı altına alınması tutarsız ve haksız bir davranış değil mi?