Berfu Gençtürk

Berfu Gençtürk
@berfuysal
Tarih Öğretmeni
Lisans
1997
67 okur puanı
Aralık 2019 tarihinde katıldı
8/10
·296 syf.··
2021 3. kitabı
Bugün günlerden 21 Şubat 2021 Pazar. Normalde Mitat Enç'e ait Uzun Çarşının Uluları adlı kitabı okurken bir yakınımın şiddetli tavsiyesi üzerine bugün Yüreğime Kış Yağdı'ya başladım saat 16:00'da ve şuan saat 01:49 bir solukta bitirdim ve şimdi bu kitabı incelemek üzere bu yazıyı yazıyorum. Anlaşılaşılacağı üzerine bir nefeste okunan bir kitap. Bu kitapta aslında sokakta yürürken baktığınız her binanın penceresinde bambaşka hayatların saklı olduğu ele alınmış. Bir yanda anne ve baba otoritesini sadece çocukluğunun bir kısmında görmüş bir kadın ile bütün bir hayatını ailesinin ve törenin önüne sermiş bir adam ile karşı karşıya kalıyorsunuz. Sevgiyi bile gösterememenin en şiddetli ruhsal sancılarının yine şiddetle ama bu sefer ruhsal olarak değil fiziksel bir şekilde ortaya çıkışının insanların üzerinde bıraktığı etkinin boyutunu, insanların çıkmaz olan sokaklarını daha da çıkmaz hale getirişini fark ederken gözyaşlarınıza hakim olamıyorsunuz. Ben bir türlü dur diyemedim. Hayatta bir bireyi en güçlü kılan şeyin "sevgi" olduğunu ve insanlara ne kadar saygılı olursanız sevginin de beraberinde geleceğini bu kitap bittikten sonra ders olarak çıkarmanız biraz daha mümkün oluyor. Şiddetin eğitim seviyesiyle bir alakası olmadığını, şiddetin aslında her yerde olduğunu görüyoruz ve anlıyoruz. Şiddetin bir bireydeki hayatına yerleşimi çocukluğunda baş gösterdiği zaman o çocuk sevgiyi nasıl gösterebileceğini bilmiyor, bilse bile toplum baskısı ve çevre faktörü göstermesine engel oluyor. Bu kitabı okurken bu gerçekle daha fazla yüzleşiyorsunuz. Bu yüzden önemli olanın şiddetin hem ruhsal boyutuna hem fiziksel boyutuna karşı çıkarak kendimizi her geçen gün daha fazla geliştirmemiz olacaktır. Çünkü biz kendimizi ne kadar çok bilinçlendirirsek şiddete o kadar dur diyebiliriz ve karşı
Yüreğime Kış YağdıSaadet Özdemir · Yediveren Yayınları · 202136 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·293 syf.··
2021 2. kitabı
Belki de hayatımda en ağır ve en yavaş bir şekilde okuduğum tek kitaptır Kuyucaklı Yusuf... Okuduğunuz zaman küçücük ve herşeyden habersiz masum bir çocuğun sadece tek bir olay ile hayatındaki en büyük değişimle karşı karşıya kalışına tanıklık ediyorsunuz. Zaman geçtikçe bu küçücük çocuğun delikanlı olmaya başlamasıyla birlikte kendini aramaya, bir arayışın içine düşmüş olmasıyla içinde bulunduğu kalabalığın bir parçası gibi dursa da aslında ne kadar da yalnız olduğunu fark edişiyle hayatında ki aşkı da bu yalnızlığıyla bulduğunda ve aşkın aslında emek isteyen bir durum olduğunu anlamaya çalışmasını da o arayışın bir parçası olduğunu fark ediyorsunuz. Aslında yapılması gereken onca doğru var iken hayatın insanın karşısına engel üstüne engel, darbe üstüne darbe çıkarabileceğinden sessizliğe gömülen bir kasabanın da hikayesi bu hikaye... Onca haksızlığa tabiri caizse elindeki bulgurdan da olma korkusundan sessiz kalan koca bir topluluğun hikayesi... Sosyal sınıf ayrımının en basit ve sorun olmayacak konularda bile insanların yüzüne duvar gibi dikilişinin hikayesi bu hikaye... Yazarın kaleminin mükemmeliği sizi bu serüvende asla bunaltmıyor ve daraltmıyor. Keyifli okumalar dilerim...
Kuyucaklı Yusuf (Cep Boy)Sabahattin Ali · Karbon Kitaplar · 2019210,4bin okunma
Puan vermedi·110 syf.··
2021 1. kitabı
Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün okumamız için tavsiye ettiği bir kitap nasıl kötü olabilirdi ki... Evet bir ülkenin kendi bağımsızlığını neden kazanması gerektiğini çok iyi sebeplerle açıklayarak bağımsızlık sürecinde halkın birlik ve beraberliğinin neden önemli olduğunu o kadar güzel bir dille getirilmiş ki kitabı okurken bunun önemini çok iyi anlıyorsunuz. Eğitimin ve eğitimin en temel yapı taşları olan öğretmenlerin bir toplumun kalkınmasında oynadıkları rolün aslında ne kadar da ilmek ilmek işlendiğini anlıyor insan. Doktorların, mimarların, mühendislerin, işçilerin, köylülerin, bürokratların birlik ve dayanışmasıyla ortaya çıkabilecek eğitimli, kültürlü, tarihini bilen bir neslin devamını sağlamanın o ülkeye güç üstüne güç katabileceği en büyük adım olduğunu kitap akıcı bir üslup ile dile getirmiş. Her kütüphanede bulunması gereken, her okulda mutlaka okutulması gereken bir kitap. Milli bilincin nasıl korunması gerektiğini kitap öyle bir ele almış ki insan bitirdikten sonra harekete geçmek istiyor ve bunca zamandır neden durmuşum diyerek kendisini sorgulamaya başlıyor çünkü...
Tarih
Beyaz Zambaklar ÜlkesindeGrigory Petrov · Karbon Kitaplar · 2019124,5bin okunma
Puan vermedi·352 syf.··
2020 43. kitabı
·
157 günde okudu
·
Okunma: 22 Eylül 2020 02:41
Aslında içimizden bir kez bile olsun geçirdiğimiz fakat dile dökemediğimiz cümlelerin bir arada toplandığı yegane eserdir kendileri. İçimizde sorgulamaktan korktuğumuz şeylerin aslında kendi benliğimizi bulmamız için en önemlisi kim olduğumuzu bulmamız için ne kadar da önemli olduğunu insan bu eseri okurken fark ediyor. Bir insanı sevmekten öte insan önce kendisini sevmeliymiş, içinde buna dair bir kuşku bile bulundurmamalıymış ve bir detay da şu ki birisine karşı duyduğunuz o sevginin ötesinde ilk önce kendinizi bulmanız gerekirmiş... Bir kalem bunu nasıl da ince bir üslup ile anlatmış hala hayran olmamak elde değil... Kısacası okurken olay akışında kendinizi de bulabileceğiniz bir kitap. Şiddet ile tavsiye edilir.
Edebiyat
İçimizdeki ŞeytanSabahattin Ali · Karbon Kitaplar · 2019208,7bin okunma
Puan vermedi·344 syf.··
2020 5. kitabı
Babasız büyümek zorunda kaldığı için hayatı yarım kalan bir kadının hikayesi ele alınmış olup güçlü kalmaya çalışan, ümidini kaybetmeyen bir kadının hikayesi... Aynı zamanda da birlikte büyüyüp farklı hayatlara yelken açan iki arkadaşın da hikayesi diyebiliriz. Aslında gündelik hayatımızda en azından bir kere karşılaştığımız ya da duyuduğumuz bir olay örgüsüne sahip Mücella. Babasını küçük yaşta kaybettiği için ağabeyi ve annesiyle birlikte hayata tutunmaya çalışıyor Mücella fakat ağabeyi çalışmak için Almanya'ya gidince annesi ile bir başına kalıyor ve ağabeyinin yolladığı aylık para ile geçinmeye çalışıyorlar. Babası olmadığı için okuyamamış ve Mücella'nın serüveni de buradan sonra başlıyor aslında. Kitabın bizde uyandırmak istediği etki ise hayat dediğimiz ömür dediğimiz olgunun ne kadar da kısa olduğu hissettirilmeye çalışılıyor ve yazar da bunu gayet başarmış bence.
Edebiyat
MücellâNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 202112,8bin okunma