“Düşünce propagandası bir karabasandır. Düşünceler eylemlerden doğar, eylemler düşüncelerden değil; insanlar eğitildiklerin- de özgürleşmezler, özgürleştiklerinde eğitilmişlerdir. Bir yurttaşın ülkesi yararına yapabileceği tek şey, somut devrimle işbirliği kurmaktır: Dolayısıyla komplolar, tertipler, suikastlar ve benzeri eylemler, İtalya'nın hedefine varma yolunda birer adımdır."
Umberto'ya göre aklı başında biri, kendini dünyanın geri kalanından muaf görmeye çalışmalıdır: Ancak o zaman dünyadan ne kapıp kapamayacağını anlayacaktır. Oysa delinin talebi ya hep ya hiçtir! Roma o Morte! (Ya Roma ya Ölüm!)
Umberto, ayrıcalıklarını güvenceye alan toplumsal yapıyı sarsan her şeyi delilik olarak adlandırır. I teppisti (güruh), deliliğin kesin bir somutlamasıdır. Öte yandan delilik, kıstıran toplumsal yapıdan kurtulma anlamını da içermektedir. Böylelikle şu sonuca varır: Sınırlı bir delilik, kendisine daha büyük özgürlük bağışlayacaktır bu yapı içinde.
Yine de yaşamının anlamı pek doyurucu gelmemektedir. Neden özgürlük, diye sorar kendine, hep geriye dönük, önceden kazanılmış, denetimli bir şey olsun? Neden şu anda peşinde koşulacak bir özgürlük yok?