Engin Geçtan
Kitabı ilk defa lisede bir hocam sayesinde tanıdım. Konumuz insanın benliğiydi ve bunun üzerine uzun uzun konuştuk. Sonrasında hocamız bize bu kitabı önerdi. Fakat okumak şimdi nasip oldu.
Kitap insana dair duyguların, düşüncelerin, davranışların kaynağına iniyor ve bunları zaman zaman örneklerle herkesin anlayabileceği şekilde açıklıyor. Okurken sadece kendinizde değil aynı zaman da çevrenizdeki insanların davranışlarının nedenini de öğreneceksiniz.
İnsanı insan yapan hayatı boyunca yaşadıklarıdır ve hayatı boyunca birçok iyi ya da kötü durumla karşılaşır. Önemli olan "iyiyi "nasıl kabul ediyorsak "kötüyü" de kabul etmemiz gerekir. İki duyguyu da yaşamamız gerekir çünkü insan yaşadığı duygudan ne kadar kaçarsa o kadar kendine yabancılaşır. Yaşamak istemediği duygusunu bastırmaya çalışır fakat bu durumun onu kötü etkileyeceğini bilemez.
Daha bir bebekken bile anne-babamızın davranışı bizi yaşamamız boyunca etkiler. Fazla baskıcı olmak ya da fazla hoşgörülü olmakta çocuk için iyi olmayan davranışlardır. Unutulmamalıdır ki 'haddinden fazla olan her şey zıttına dönüşür.'
Ne yazık ki insanlar genelde sözlü olmayan davranışlara dikkat etmezler ama insan kendi içini bilmeden, kendine iyi gelmeden başka birine iyi gelemez. Yaralı insan başkasını tedavi etmek için ilk kendini iyileştirmelidir. Bu yüzden dönüşüm kendi içimizde olmalı. Bu kitap sizlerin rönesansı olsun.
"Bilmek uygulamaktır."
Keyifli okumalar :)