Geceye apayrı kapıdan girdik,
Fakat aynı Tanrı, görüyor bizi,
Bilmeyiz gündüzden neler getirdik,
Açsak karanlığa ellerimizi.
Bir şark sarayına benzeyen sema,
Çıplak ayağıma sürülen sükûn;
Sen, gül bahçesinde uyuyan Leylâ,
Ben, çöl gecesinde dolaşan Mecnun.