Ben yine de kendi hazlarımı insanoğlunun ittifakla verdiği hükümlerden önemsiz görmeyeceğim. Eğer bir şeyi sevmediysem sevmedim demektir, o kadar. Şu güneşin altındaki hiçbir sebep sadece türdeşlerim çoğunluk olarak onu beğeniyor veya beğenilmesi gerektiğine inanıyor diye o beğeniyi benim de taklit etmemi gerektirmez. Hoşlandığım veya hoşlanmadığım şeylerde modayı takip edecek değilim.
Kitabı okuma motivasyonum hızlıca akıp gidecek, ters köşeleriyle heyecanlandıracak bir kurguyla reading slump'tan kurtulmaktı. Aslında böyle de oldu, gayet beğendim. Etkileyici gri karakterleriyle ve Hollywood atmosferiyle ayağı yere basan bir kurguydu. Ancak sanırım bu türe alışkın olmamdan ötürü duygusal olarak övüldüğü kadar bağlanamadım. Bunun bir nedeni de heyecan unsurlarının hep sona kalmasıydı. Başta oluşan beklentinin karşılığını sonunda az çok tahmin etseniz de veriyor ama kitabın büyük bir kısmını sonuna ilerleyip nereye vardığını görmek için okudum ister istemez. Kesinlikle hoşuma giden bir kitap oldu, nefesimi tuttuğum anlar da az değildi ama geneline baktığımda daha ortalamada kaldığını düşünüyorum.