Beril Sena

Beril Sena
@berilseena
Stajyer Avukat
Hukuk Fakültesi
İstanbul
30 Ağustos
24 okur puanı
Haziran 2019 tarihinde katıldı
"Geçmişe hiç saygınız yok mu?" "Elbette hayır," dedi. "Neden olsun ki? Onlar çoktan gitti. Ayrıca bizim bildiğimizden daha az şey biliyorlardı. Eğer geçmişimizin ötesine geçememişsek ona layık değilizdir."
Reklam
Özgürdük, fakat özgürlüğümüzün de bir sınırı vardı.
"Yaşam bir mücadeledir, öyle olmalı"
Puan vermedi·216 syf.··
2026 2. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 01 Şubat 2026 23:52
Öncelikle şunu söyleyebilirim ki, Tüyap Kitap Fuarı’nda İthaki Yayınları standındaki bir görevlinin önerisiyle yüksek bir beklentiyle satın aldığım bir kitaptır Kadınlar Ülkesi. Distopik ve ütopik feminist romanları okumaktan ayrı bir keyif alırım. Kadının alternatif toplum yapılarındaki konumu, aldığı kararlar ve bu kararların sonuçlarıyla yüzleşme biçimi, çoğu zaman baş karakterlerle empati kurmamı sağlar. Okurken kendimi sık sık “evet, ben de böyle davranırdım” ya da “buna nasıl tepki vermezsin?” diye içten içe tepki verirken bulurum. Ancak Kadınlar Ülkesi, bu beklentimi bütünüyle karşılayabilen bir kitap olmadı. Gilman’ın 1915 yılında kaleme aldığı bu eser, elbette kendi dönemi içinde devrimci bir nitelik taşıyor. Birinci dalga feminizmin temel meselelerini doğrudan yansıtan unsurlar barındırıyor. Ne var ki günümüz modern feminizmiyle birlikte okunduğunda, bazı noktaların artık tam olarak yerine oturmadığını söylemek mümkün. Kadınlar Ülkesi, nüfusu yalnızca kadınlardan oluşan ve bir yanardağ patlamasının ardından meydana gelen deprem sonucunda tamamen dış dünyadan izole olmuş bir ülkeyi konu alıyor. Üç erkek kaşifin bu ülkeyi tesadüfen keşfetmesiyle hikaye şekilleniyor. Yaşadığı toplumdan oldukça farklı bir düzene ve işleyişe sahip olduğunu fark eden anlatıcı karakter Van, bu ülkenin tarihini, toplumsal düzenini ve bu düzenin hangi mantık çerçevesinde kurulduğunu bize aktarıyor. Kadınlar Ülkesi’nde kadınlar kendi kendilerine üreyebilmekte; çocuklar tek annenin himayesinden ziyade kolektif bir bilinçle, toplumsal bir sorumluluk anlayışıyla yetiştirilmektedir. Savaşın, suçun ve mülkiyet kavgasının olmadığı bir düzen söz konusudur. Annelik toplumda oldukça merkezi bir yere sahiptir. Aynı zamanda dış dünyaya meraklı, öğrenmeye ve yenilenmeye açık bir toplum yapısı
1000Kitap
Kadınlar ÜlkesiCharlotte Perkins Gilman · İthaki Yayınları · 201819,8bin okunma

Beril Sena

, bir kitap okudu
Puan vermedi·216 syf.··
11 günde okudu
·
Okunma: 01 Şubat 2026 23:52
·
2026 2. kitabı
Charlotte Perkins Gilman
7.3/10 · 19,8bin okunma
"Ev gibisi yoktur"
Puan vermedi·144 syf.··
2026 1. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 23 Ocak 2026 00:35
Çocukluğuma dair hatırladığım ilk okumalardan biri olan Oz Büyücüsü, benim için her zaman ayrı bir yerde durdu. Yıllar sonra, genç–yetişkin bir okur olarak kitaba yeniden dönmek, metni bu kez anlatısından çok anlam katmanlarıyla değerlendirmemi sağladı. Hikaye, Dorothy ve köpeği Toto etrafında şekillenir. Dorothy, gri ve tekdüze bulduğu Kansas’taki evinde Em Teyzesi ve Henry Eniştesi ile yaşarken çıkan şiddetli bir fırtına sonucunda kendini Oz Diyarı’nda bulur. Yabancısı olduğu bu dünyada karşılaştığı tuhaflıklar karşısında duyduğu ilk his yabancılık ve eve dönme arzusudur. Kansas’a dönebilmesinin tek yolunun Oz Büyücüsü’nden geçtiğini, iyi cadı aracılığıyla öğrenir. Bu amaçla Sarı Tuğlalı Yol’u takip ederek Zümrüt Şehir’e doğru yola çıkan Dorothy, yol boyunca kendisine bir beyin arayan Korkuluk, bir yürek arayan Teneke Adam ve cesaret arayan Korkak Aslan ile karşılaşır. Her biri, eksik olduğunu düşündüğü bir niteliği tamamlamak umuduyla Dorothy’ye eşlik eder. Böylece bireysel bir yolculuk, ortak bir arayışa dönüşür. Kitabın olay örgüsü, bu yolculuk ve yol boyunca yaşanan karşılaşmalar etrafında ilerler. Kitap boyunca bana en çok keyif veren unsurlardan biri, karakterlerin kendilerinde eksik olarak nitelendirdikleri özelliklerin aslında çoktan içlerinde var olduğunu, ancak bunun farkına varamamış olmalarıydı. Korkuluğun keskin zekası ve çözüm odaklılığı, Teneke Adam’ın duygusal derinliği ve Korkak Aslan’ın gerektiğinde yola çıktığı arkadaşlarını korumak için kendini öne atması, anlatı boyunca sık sık gülümsememe neden oldu. Baum aslında, “eksiklik” kavramını, bir yoksunluktan çok fark edilmemiş bir potansiyel olarak karşımıza çıkartıyor bu eserde. Kendilerini tamamlayacak gücün dışarıda, Oz Büyücüsü’nde olduğunu düşünen bu ekip, aslında aradıkları niteliklere
1000Kitap
Oz BüyücüsüL. Frank Baum · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202218,1bin okunma
Reklam