Kendini sevişine bağlı, bir başkasının seni sevişi. Sen kendini sevmeden, mümkün değil bir başkasının senin elini tutuşu. Sen pişmanlıklar taşıdıkça omuzlarında, sen geçmişi koyunca
bavuluna,sen bayıldığın filmi izlemekten sıkılmayıp başka filmler izlemeyi reddettikçe; mümkün değil birinin seni istemesi, seni sevmesi, seni izlemesi. Biliyorum kırdılar. Ama sor, hangi birimizi kırmadılar ki? Her birimizi. Parça parça. Didik,didik. Paramparça… Parça parça olduysak da aldık hepsini yerden, toparlamayı bildik. Çünkü bir başkasının sevgisinin “biz”i “ben” yapmadığını biliyorduk. Devam ettik sevmeye kendimizi. Sen de sev kendini. Omuzlarındaki pişmanlıklarını bırak yatağının kenarına bu gece, öyle uyu…