Bayram, hangi yönü seçeceğini bilmeden, dörtyol ayrımında bekliyor. Hiçbir yöne sapmayı gözü tutmuyor, canı çekmiyor.
Hiçbir yolun ucunda, kimse Bayram'ı beklemiyor.
Dün köyde atlının itibarı neydiyse, bugüne bugün de dört teker bir motorlu üstünde olmanın itibarı o. Tarla mı, toprak mı? Geç. Bizde yok. Olacağı da. Hem üstünde traktör tekeri yürütmediğin tarla da, toprak da nafile artık, hey kızım! Bir taksi seni hem kendinin efendisi yapar, hem efendi yapar. Kendinin efendisi olmayandan koca da olmaz gayrı, hiçbir şey de...
"Beyim" diyen ağzına kurban olsun bu Bayram. İşte ben insanlıktan bunu anlar, bunu bilirim. Kapıkule'dekiler de insan mı canım?.. Anladık, çok, pek çok taksi görüyorlar. Kanıksıyorlar. Ee, bu adam görmüyor mu? Ordan ne geçiyorsa, burdan da aynen geçiyor...